15 Kasım 2010 Pazartesi

İyi bayramlar dileriz..

Kurban bayramınızı tebrik eder sağlık mutluluk dolu günler dileriz..

Hediye veren çoğu kez alandan daha çok mutlu olur..
Mantı Keyfi=En iyi mantıyı anneler yapar, sonra biz.

Yakup Aksoy
Kurucu Ortak & Yönetim Danışmanı

Mukadder Aksoy
Kurucu Ortak & SMMM

En iyi mantıyı anneler yapar, sonra biz..
Mantı Keyfi=bilgi ve haber linkleri

Maya Gıda San. Tic. ve Paz. Ltd.Şti.
Çiğdem Mah. Tepeköy Cami Sok. No:6 34800 Paşabahçe-Beykoz İstanbul

http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com

11 Kasım 2010 Perşembe

Kemençe = Kültür, Spor, Eğlenceyi Birlikte Sunan Emsalsiz Enstruman


Yakup Aksoy Kemençe Öğrencisi-Karikatürist Kasım/2010
Şubat 2010'da başlayan kemençe öğrenme sevdam sayesinde her geçen gün kendimi ve kemençeyi daha iyi tanıyor ve keyif alıyorum.. İlerleyen zamanda notalar sese, sesler gaydeye dönüşmeye başlayınca Kemençe öğretmenimin "Artık ayaklarınla da ritim yapman lazım, gayde ve ritim beraber ve paralel olmalı." dedi. Ben bir taraftan gayde çalarken diğer taraftan ayaklarımla ritim atmaya başladım.. Öğretmenimin dediği çok mantıklı ve gerekliydi. Anladım ki sesin ritmi ve ahenki daha da güzelleşti böylece ama başka bir durum çıktı ortaya.. Yeterli kondisyonum olmadığı için diz ve ayaklarım arasındaki kaslar yorulmaya, ağırmaya başladı.. Bu durum Kemençenin aynı zamanda bir spor aleti olduğu gerçeğini gösteriyordu..

Kemençe öğrenme konusunda daha çok yol alabilmek için öncelikle ayak, diz bileklerini, kaslarını çalıştırmak parmak ve kolların egsersiz yaptırmak yoluyla kemençe çalar duruma hazır olması gerekiyordu.. Eksik olduğum bu konularda düzenli ve amaca uygun spor yapmaya başladım.

"Fa", "Si", "Mi" notalarını basan sol elimin işaret parmağı bir süre sonra yoruldu, ağrıdı ve kas gevşetici krem kullanarak çalışmaya devam edebildim.
Çalışmalarım sırasında sol elimin işaret parmağının ilk boğumu şişti, ağırmaya başladı. Nota basamayacak kadar yoruldu ve deforme oldu.. Kas gevşetici krem kullanarak ve düzenli alıştırma yaparak daha iyi performans ve kondisyon sağladım. Sonraki çalışmalarım düzenli antremanlarımla devam edebildi.

Kemençe çalan, dinleyen, horon oynayan kişiler toplum olur aynı ritimle hem spor yapar hem de bir kültürel ve sosyal etkinlik içinde eğlenir.
Kemençe dışında hiçbir alet bu nitelik ve kabiliyete sahip değildir. Yolda, izde, derede, tepede, vapurda, trende kemençe ve Karadeniz’linin olduğu her yerde ses ve horon birlikte yükselir "kemençeyle sosyal, kültürel, spor ve eğlence" zirve yapar..

Kemençe hem müzik hem de spor aleti gibi çalışıyor.. Kemençe çalarken sağ el ve bilek kaslar ve kol birlikte çalışıyor.. Sol el hem bilek hem de kol hareketleriyle ayak ve gövde ritimleriyle vücudun her yeri ve organı müzik eşliğinde hareket ediyor. Düzenli kemençe çalan bir icracı düzenli spor yapan bir niteliğe de kavuşuyor.. Kemençeyi çalan, dinleyen ve horon oynayanlar toplu bir “sosyal, kültürel sportif bir eğlence şöleni”nde birleşiyor..

Günümüzün en önemli Kemençe üstatlarından Katip Şadi "-8 Saat kemençe çalıp türkü söyleyerek yaylaya varırdık; horon kurar 4 saat'da öyle çalar oynardık.." diyor..
Karadeniz’de iz bırakan eski ve yeni Kemençe Üstatlarını incelerken kemençe ve sportmenliğin bir toplum karakteri olduğu gerçeğini öğreniyoruz. Başta Piçoğlu Osman, Bahattin Camurali, Fahrettin Dilaver, Katip Şadi, Yusuf Cemal Keskin, Mehmet Sırrı Öztürk ve bu sanatçılar gibi başarılı olan diğer üstatların hepsinin bedenen sportmen bir yapıya sahip oldukları görünüyor.. Hem üstat hem de çok kilolu bir Kemençe Sanatçısına rastlamadık araştırmalarımızda..

İyi kemençe çalmak için iyide sporcu olmak lazım.. İyi horon oynamak için sportmen bir beden ve gerekli kondisyona sahip olmak lazım.. Takım Oyununu bilmek lazım.. Horona uymayanı horondan çıkarırlar cünki.

Yine gerek video gerekse resimlerden gördüğümüz ve günlük hayatımızdan öğrendiğimiz bir başka durum da Kemençe Sanatçılarının özellikle horonu idare ederken hem kemençe çalıp, hem söyleyip hem koşup oynayarak performans gerçekleştirdikleri biliniyor..

Kemençe Karadeniz Bölgesinin bir enstrumanıdır.. Gerek çoğrafi şartlar, gerek kültürel ve sosyal birliktelikler bu enstrumanla bölgede olan kaynaşması ve bütünleşmesi bunu kanıtlamaktadır.
Zaman zaman Kemençenin dünü bugünü ve yarını hakkında farklı fikir ve söylemler ile kime ve hangi bölgeye ait olduğu tartışmaları devam ededursun.. Ama Kemençe hem geçmiş hem de günümüzde Karadeniz bölgesinde A'dan Z'ye her kişi olay ve objeyle bütünleşmiş o bölgenin ağzı, dili, kulağı, gözü, azığı, ekmeği, sevdası her şeyi olmuş.. Yaylada, köyde, şehirde, gurbette, düğünde ağıtta Karadenizli'nin olduğu her durum ve yerde o bölgenin coğrafyası, kültürü ve insanı ile bütünleşmiş şimdiki kimliğini bulmuştur.. Böylesine yamaç engebeli dere-tepe bir coğrafyada ancak Kemençe ve Karadenizli bir ve birlikte yaşar büyür.. Kemençenin Karadeniz dışında bir bölge ve kültüre ait olduğu görüş ve tartışması anlamsız ve gereksizdir. Sadece bir şekilde Karadenizde bulunan, yaşayan kişi ve toplulukların bu enstruman ve kültürden etkilenip sahiplenmesi, yaşatması hali vardır ki bu durum çok doğaldır.

Kemençenin sürprizleri ve karizması öğrendikçe; içine daha çok girdikçe artarak çoğalıyor.. Öğrenmek önü ve sonu olmayan bir derya.. Bu deryada yüzmek, eğlenmek, dinlenmek öbür kıyıya çıkmak kadar keyif verici bir şey..

"Ayhan Kaya-BEYKOZ KEMENÇE ATÖLYESİ=Yapım, Tamir ve Kurs Hizmetleri" Kemençe Ustası Ayhan Kaya, Kemençe Öğretmenleri Rıza Can Özel ve Yunus Emre Kurt'a teşekkür ederim..
Kemençe öğrenmekte öğretmekde sabır ve sevgi işi.. Öğrenirken gördümki bu sihirli alete dokunan her el sabır, hoşgörü ve çalışkanlığa da sahip oluyor.. Öğretmen ve ustalarım zaman ve durumları her ne olursa olsun bu konuda ilerlemem için çok gayret gösterdiler..Kemençe ile ilgili bir kaç yazı, çizi ve söz ettiğimde bu hizmetide anmak hakkını vermek lazım diyorum..

Yakup Aksoy Kemençe Öğrencisi-Karikatürist Kasım/2010

27 Ekim 2010 Çarşamba

Alışverişin mARKA Bahçesi'nde Mantı Keyfi


Alışverişin mARKA Bahçesi, Türkiye'nin en önemli kişisel markalarından biri olan üniversiteden Engin YILDIRIM’ın sınıf arkadaşı, unutulmaz sinema ve tiyatro sanatçısı rahmetli Kemal SUNAL'ın anısına yayınladı.

Kitap YILDIRIM’ın 15 yıllık tecrübesinin yanı sıra ve 1 yıl boyunca yurt içi ve yurt dışında konuyla ilgili yayınlanmış birçok kitap, dergi, gazete, internet sitesi vb. kaynaklardan alıntılar yapılarak yazılmıştır. Ayrıca bazı avm veya perakende markalarının değerli yetkililerinden markalarının ilk günden bugüne, A’dan Z’ye markalaşma stratejileri ve yönetimine dair yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi, belge ve görseller eklendi.

Engin Yıldırım, Türkiye’de alışveriş merkezleri üzerine ilk kitap çalışması olan 'Alışveriş Merkezi Yönetim Sırları' ile önemli bir adım atmıştı. AVM yönetimi alanında kariyer planlayan yöneticiler için el kitabı olan bu kitap, üniversitelerde de referans kaynak olarak kullanıldı. Bu girişimin devamı niteliğindeki 'Alışverişin mARKA Bahçesi' ise, markalaşmayı öne çıkararak bir anlamda AVM’leri ve perakende markalarını buluşturuyor. Yalnızca marka olmanın değil, ayrıca marka kalmanın da yollarının anlatıldığı bu çalışma, sektöre yeni bir başucu kitabı olmaya aday.

Yiyecek sektöründe renkli, farklı ve trend uygulamalarıyla yükselen Mantı Keyfi markası ile ilgili bölüm kitabın en ilgi çekici bölümlerinin başında geliyor.

Konusunda en iyi olmayı hedefleyen Mantı Keyfi en iyilerle çalışarak birlikte yükseliyor..
Mantı Keyfi; mantı’yı Türk Mutfağı kimliği ile yeni ve farklı uygulamalarla Türkiye ve Dünyada “global marka” yapmak hedefiyle ilerliyor. Mantı Keyfi Cafe&Restaurant konsept ürünleri mantıyı; garsonla masaya servis, paket servis, yürürken elde yenebilen servis kapları ile geniş bir lokasyonda çok farklı müşteri kitlesiyle her öğün buluşturuyor. Anne ve ev ürünü olan mantıyı öncelikle seçici kesim, gençler, çocuklar, çalışan kesim, maaile’ye “En iyi mantıyı anneler yapar, sonra biz” sloganıyla sevdiriyoruz, yediriyoruz.

Mantı Keyfi Pazarlama ve Marketing faaliyetlerini daha çok interaktif kanallar, fuar festival-etkinlik ve ürün tatımı ile sürdürüyor.
Mantı Keyfi’nin hedef kitleyle buluşması için daha çok interaktif kanalları kullanıyoruz. http://www.mantikeyfi.com sitemiz farklı tasarımı ile mantı keyfi’nin çok hızlı tanınmasını sağlıyor. Bununla birlikte http://www.yakupaksoy.blogspot.com bloğumuz; Mantı Keyfi ile ilgili aktivite haberleri, karikatür, makale ve günlük hayat’a dair magazin haberlerini ilişkilendiriyor. Ayrıca twitter ve facebook’da yapılan paylaşımlarla geniş bir kitleye ulaşılıyor. Franchising konusunda ise bu konuda lider olan pek çok web portalı ile çalışıyoruz. Ulusal basından gelen haber nitelikli talepler değerlendiriliyor. Mantı Keyfi ile ilgili haber, aktivite videoları http://www.dailymotion.com/yakupaksoy ‘a devamlı ekleniyor.

Gençlik ve Müzik Festivalleri, Yarışlar, spor etkinliklerinde “Mobil Mantı Keyfi” yüz binlerce kişiyle buluşuyor. Sektörel fuarlar ve TV programları ile daha çok kişi ile buluşma sağlanıyor.

Farklı, renkli, eğlenceli ve sıradışı uygulamalar Mantı Keyfi'nin hızlı tanınmasını sağlıyor..
Mantı Keyfi Türkiye ve Dünyada franchisingle büyüyen “küçük, elit, sağlıklı ve hızlı” bir cafe&restaurant konsepti olduğunu vurguladık. Sıra dışı farklı ve yeni uygulamalar yaptık. Mantı’nın alışılmış ezberini bozduk. Hizmet ve ürün kalitesini en üst seviyede tutup satış fiyatını “hesaplı ve tercih edilen” bir düzeyde tuttuk. Satış noktası kadar bizimle çalışanlarında marka kimliğimize uygun nitelikte olmasını seçerek sağladık.

Anadolu’da açtığımız Mantı Keyfi noktalarında fiyatı İstanbul’a göre bir miktar düşük tutuyoruz. Marka logosu, ürün fotoğrafı, açık mutfak ve ürün tattırma yoluyla daha çabuk fark ediliyoruz.

Mantı Keyfi Türkiye’deki en büyük gençlik ve müzik festivalleri’nden (Rock’n Coke, Chill Out İstanbul, İstanbul 2010 Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri’nde) en küçük ev ve iş partilerine kadar (Engin Yıldırım’ın mavi-beyaz evindeki perakende zirvesi vb.) görev yapıyor.

Dünya ve Anadolu kültürü ile Mantı Keyfi ürünlerini ilişkilendirerek yeni ürünler tasarlıyor ve başka kitlelere ulaşıyoruz. 2010 yılında sevgililer günü için “içi dışı çikolatalı mantı ve sevgi böreği” ürettik ve çok tutuldu devamlı her şubede satılıyor.. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında “hayvancık şekilli mantı keyfi çocuk menüsünü” ürettik ve çok sevildi. ‘Lahana soslu kızarmış hamsili mantı’ hazır: Karadeniz’de açılacak ilk franchise Mantı Keyfi’nde tanıtılacak. Bu ve benzer pek çok ürün ve uygulama yapılacak zamanı bekliyor.

Mantı Keyfi’nin mantı konusunda rakibi yok. Mantı dışındaki markaların rakibi değil tamamlayıcısı ve vagonu gibidir Mantı Keyfi. Logal ve Global yiyecek markalarının bulunduğu alanlarda müşteriler “-ah birde farlı bir yiyecek veya iyi mantı olsa da yesek.” deyince Mantı Keyfi’nin bir ihtiyaç olduğu görülür.

Mantı Keyfi dünyada anti pati doğuran “ fast food” beslenme biçimine; “ sağlıklı ve hızlı” niteliğiyle alternatif olmuştur. Klasik, diyet, diyabetik, vejeteryan mantı çeşitleri salata, zeytinyağlı, çorba, etli yaprak sarma,, güveç gibi ürünleri “küçük ve elit “ alanlarda sunabilmektedir.

Mantı Keyfi ürünlerinde ön pişirme olmaz, sipariş sonrası hızlı şekilde pişirilir, fire yoktur. Normal vasıflı personel ile faaliyet göstermek mümkündür. Mantı Keyfi bu gün 20 franchise şube ile Türkiye ve Dünya’da hizmet veren ilk ve tek “zincir mantı” restaurantı’dır. Mantıyı ilk kez açık alanlarda elde taşınan “içecek ve mantı kabı” ile sunarak yüz binlerce kişi ile buluşturmuştur. Karidesli kızarmış mantı, içi dışı çikolatalı mantı, sevgi böreği, lahana soslu kızarmış hamsili mantı, kıtırlı sos tabağı Mantı Keyfi’nin icadı olan ürünlerdir. Bu ürünler mantı satış hasılatının %25’i seviyesinde olup; bu oranın % 50 seviyelerine ulaşması planlanmaktadır.

“Mobil Mantı Keyfi” ile en az 20 kişi ile başlayıp en çok 50 bin kişinin katıldığı (Rock’n Coke) açık alanlarda hizmet verebilmektedir.

Mantı Keyfi çalışan, tanışan, danışman ve müşterileriyle aynı lezzet, heyecan ve vizyonu paylaşıyor.
Markamızda sadece çalışan değil bizimle iş yapan herkes, Mantı Keyfi’nin farkı, vizyonu ve hedeflerini bilir. Başlangıçtan beri ilgili kişiler yazı, resim, video, ürün tadımı gibi yollarla bu vizyon ve heyecanı anlar ve uygular. Web sayfamızı hazırlayan Çağrı Cilara ve Korhan Ondoğan franchising fuarı ve Rock’n Coke festivallerinde bir eleman gibi görev almıştır. Ticaret ve Yatırım Danışmanımız Can Doğu, Marka Danışmanımız Engin Yıldırım pek çok Mantı Keyfi aktivitesinde hazır bulunmuştur..

Mantı keyfi müşterileri markaya duygusal bağla bağlıdır. Ürün ve hizmet konusunda gördükleri aksaklıkları telefon ve e-mail yoluyla Mantı Keyfi’ne bildirmekte ve anında geri dönüş ve çözüm uygulamalarını görmekteler. Çok kaliteli ve görsel anlamda iyi tasarlana Mantı Keyfi’nin paket servis kutusu pek çok müşteri tarafından bir kenarda bekletilir ve Mantı Keyfi’ne iade edilir. “Çok iyi ürün ve hizmet aldığımız Mantı Keyfi’ni daha güçlü görmek istiyoruz onun için bu kutu ziyan olmasın tekrar kullanın” diye iade ederler çoğu kez.. Bunun gibi pek çok örnekle Mantı Keyfi ile müşteri arasındaki duygusal bağ her geçen gün kuvvetlenmektedir.

Mantı Keyfi 2011 ve sonrasında "Dünyada TÜRKÇE MENÜ ile Mantı Keyfi" Cafe& Restauranları kurmak istiyor.
Mantı Keyfi 2011 sonu ve 2012 başı gibi AB ülkelerine hizmet vermek için Balkanlarda üretim tesisi kurmayı planlıyor. Mantı Keyfi Türk ve Dünya mutfağını en zor ve en özel ürünü mantıyı Türk Mutfağı kimliği ve “Türkçe Menü” ile dünyada yükseltmeyi hedefliyor. Başta Avrupa olmak üzere Dünya’nın pek çok yerinden talep almaktayız. Zamanla tüm talepleri karşılamayı hedefliyoruz. Bu amaca ulaşmak için 2010 yılı çalışma konusu olarak “Mantı Keyfi 100 Yıllık büyüme Planlarını Uyguluyor” konusunu seçtik ve uyguluyoruz. İlk 6 ayda bu konuda çok güzel çalışmalar yaptık ve yol aldık, almaya da devam ediyoruz..

"-Mekanımıza gelen dilenci bizim için potansiyel bir müşteridir."
Kurucu Ortak Yakup Aksoy anlatıyor:”Mantı Keyfi kuruluş, yapılanma, ve 18 franchise şube oluncaya kadar sabit ofis kullanmadı.. Kavacık Merkez Mantı Keyfi hem müşteriye hizmet verdi hem de bu gelişme sürecinde ofis görevi yaptı.. Personel, müşteriyle, alıcıyla, satıcıyla ve hatta ayakaltı bir yerde olduğumuz için dilencilerle iç içe, yüz yüze olduk. Her durumu avantaj olarak kullanmayı ve yararlanmayı bildik. Biz öğrenen, gelişen ve kendini yenileyen bir markayız.. Bir gün saat 11 gibi bir dilenci içeriye girdi ve “-Allah rızası için bir sadaka, Allah ne muradınız varsa versin.” Dedi ve para dilendi.. Ben dilenciyi ayağa kalkarak karşıladım. “Allah seninde ne muradın varsa versin, Allah senden razı olsun, dükkana gelen ilk müşteri sensin, siftah yapmadık .. at bir siftah!..” dedim.. “-Sen bir siftah at, ne kadar atarsan akşam saatinde gel 10 mislini sana sadaka vereceğim” dedim. Karşılıklı dilenme (!) sonunda ben kazandım. 1 TL siftah parasını şöyle eliyle yere doğru yuvarladı, gurur, keyif ve mutlu bir yüzle mekanı terk etti.. Arkasından yürüdüm yolcu ettim: “-Allah razı olsun, Allah gönlüne göre versin, akşama gel her zaman gel, bu mekan senin” dedim ve dış kapıya kadar yolcu ettim.

Bu alışverişi baştan sona kadar izleyen garson, aşçı ve diğer personele: “-Arkadaşlar olayı gördünüz. Şunu çok iyi anlamalısınız ki bu kapıdan içeri giren herkes potansiyel bir alıcıdır ve biz ona bir şeyler satmalıyız. Hem satıp hem de mutlu etmeliyiz. Bu dilenci bizden 1 TL alsa bu kadar çok sevinmezdi. Onun hem parasını aldık hem de mutlu ettik. Her gün bunun gibi 100 dilenci kapıdan girse ne kadar para kazanırdık bir hesaplayın.” dedim.

13 Ekim 2010 Çarşamba

Yakup Aksoy: “-Kemençe Öğreniyorum”


Bu makaleyi yazmak için 7 ay uygulamalı çalışma-araştırma yaptım.
Trabzon Köprübaşı Güneşli Köyü-Yüksek sıra mevkiinde duyduğum ve içime işleyip kalan; beni hep heyecanlandıran nağmeler o sırada omuzlarında oturduğum Fevzi Kara'nın Kemençesinden yayılıyordu.. Geçen zaman içinde belki her türlü müzik beni etkiledi keyiflendirdi...Ama kemençenin yeri bambaşka.. Bu keyfi daha fazla yaşamak için kemençe öğreniyorum...
Kendimi mutlu etmek için bana göre zor ama imkansız olmayan bir hedef koydum: 2010 yılında Kemençe çalmayı öğrenip yıl bitiminde kendim için ve kemençe sevenler için mini bir konser vereceğim.. Ne kadar başarabileceğimi doğrusu bende çok merak ediyorum..
Kemençe öğretmenini bulmam ve bir kemençe satın alarak kursa başlamam 20 şubat 2010 ile 20 Eylül 2010 arasında “Kemençe Öğrenirken” ve eğlenirken yaşadıklarım ve öğrendiklerimi bu konu ile ilgisi ve sevgisi olanlarla paylaşmak istedim.

210 günlük Kemençe öğrenme programımda kesintisiz 10 gün durmadan kemençe çalmışım...
Bir yıl önce koyduğum hedef, verdiğim söz gereği...gaydeler çıkıp yürümeye başladı..
20 Şubat-15 Ekim 2010 Kemençe Öğrenirken Oluşan İstatistik Notları:
Kemençe öğretmenlerim:1-Ordu'lu Rıza Can Özel, 2-Giresun'lu Yunus Emre Kurt
Toplam Kurs Süresi.(20.02.10-20.09.10).(210 gün).......
Toplam Kurs..................(27 gün X 1 Saat)..27 Saat
Ders çalışma (alıştırma-antrenman)..............225 Saat
Toplam Çalışma Süresi.................(10 gün)=252 Saat
Kemençemin Tamir ve bakımını Ayhan Kaya yaptı..
Üç kez "mi" telini kopardım..
Bir kez "re" telini kopardım..
Bir kez "kemençemin kapağı" kırıldı..
Bazen ben evi terk ettim..bazen evdekiler terk etti evi..kemençemin sesinden..dolayı..
Şimdi 4 yıllık okulun ilk yıl yarım dönemlik kısmını birtirmiş kadar kendimi "kemençe öğrenmiş" sayıyorum..
Daha önümde (Allah sağlık verirse) 4 yıl=3 bucuk sömestre kadar bir eğitim süresi var..en az..ilk etapta..
Bakalım ortaya neler çıkacak..
Kemençe ve yay elimdeyken çıkan her nota yada gayde bana aynı hazzı veriyor..
Negatif enerjimi alıyor..masaj yapar gibi dinlendiriyor.. pozitif enerji yüklüyor..
Yorgunluğumu alıp rahatlatıyor..
Bir senfoni orkestrası kadar zengin ses ve sürprizlerle dolu kemençeyi anlamak, dinlemek, öğrenmek..çalmak harika bir duygu..

KEMENÇE ÖĞRENİRKEN NEREDEN BAŞLANMALI, NASIL DEVAM EDİLMELİ?..
Kemençe öğrenme işlemi için önce pratik ve nota bilgisi olan bir öğretici ve yapım, ses ve akort kalitesi yüksek bir kemençeye sahip olmak lazım.. Seçilen kemençe ve öğretici öğrencinin yöresine uygun ve yakın olmalı.. İyi bir kemençe iyi bir öğretici yanında kemençenin tamir bakımını yapabilecek bir Kemençe Ustası’na da ihtiyaç vardır. Eğer kemençenin bakımı yapılamaz akort verilemezse öğrenme ve uygulama yapmak mümkün olmaz..
Öğrenme süreci başlamadan önce kemençe akort aleti, kemençe muhafaza kılıfı-kabı, reçine, at kılı yay, defter, kalem hazır olmalı..
Kemençenin muhafazası, taşınması, korunması, anatomisi konusunda öğrenci eğitilmeli. Kemençe çok zarif ve nazik bir alet. Güneş, yağmur, nem ve farklı hava koşullarından çok çabuk etkilenen ve ses rengi değişen bir enstruman.. Çarpma ve düşmeler kemençenin yapısını sesini bozabilir..
Kemençe öğrenirken bir futbolcunun antreman kondisyon çalışması gibi düzenli her gün alıştırmalar yapılmalı.. Günde sabah akşam en az 2 saat çalışılmalı..
İstekli olanların hemen başlamasını öneririm..
Ayhan Kaya= BEYKOZ KEMENÇE ATÖLYESİ ve benzer yerler bu aktivite için en uygun yer olduğunu biliyorum..

Kemençe sadece sesi, duruşu, kimliği ile değil etki alanı, karizması ve liderliği ile de kültür, keyif ve eğlenceli birliktelikler sağlıyor.
Kemençe öğrenme aktivitem Ordu’lu Rıza Can Özel’in bana aldığı Sürmene tarzı tok ve kalın sesli kemençeme yayın dokunması ile başladı.İlerleyen zamanda kemençenin anatomik yapısı, ses düzeni, temel nota bilgilerini öğrendim. Daha sonra "Kemençe Sevdalısı" eski yeni pek çok sanatçı ve insanla tanışma ve arkadaş olma imkanı sağladı bana Kemençem...
Beşiktaş’ta Trabzon Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Göreleli Mehmet Gündoğdu, Kemençe öğretmenim Yunus Emre Kurt, Karadeniz’in efsane Kemençe Üstadları Piçoğlu Osman, Bahattin Çamurali, Hüseyin Dilaver, Fahrettin Dilaver, Durkaya Kemal İpşir, Katip Şadi, Mehmet Sırrı Öztürk, Şevket Köroğlu, Yusuf Cemal Keskin ve günümüzde yaşayan birbirinden değerli pek çok sanatçı…
Anlatım ki Kemençenin sesi kadar karizması ve liderlik vasfı da var.. Yoksa etrafında bu kadar çok seven ve ondan faydalanan kitle nasıl oluşabilirdi ki..

Kemençemin yayı tele dokunduğunda çıkan titreşim ve ses her yerimi dolaşıyor masaj yapan iki uzman el gibi vücudumu ve ruhumu rahatlatıyor..
Kemençe ve yay elimdeyken çıkan her nota yada gayde bana aynı hazzı veriyor..
Negatif enerjimi alıyor..masaj yapar gibi dinlendiriyor.. Pozitif enerji yüklüyor..
Yorgunluğumu alıp rahatlatıyor..
Bir senfoni orkestrası kadar zengin ses ve sürprizlerle dolu kemençeyi anlamak, dinlemek, öğrenmek..çalmak harika bir duygu..
Kemençe beni olduğum yerden alıp uzaklara, okyanusta ıssız bir adaya, dağın zirvelerine, denizlerin ücra koylarına getiriyor.. Yoğun ve yorgun çalıştığım rutin işimden belki evim ve semtimden beni alıp tatil yapan dinlenen bir turistin dinlenmişliği gibi tekrar aynı yere daha kuvvetli enerjiyle döndürüyor.


KEMENÇENİN BUGÜNÜ VE YARINI HAKKINDA
Karadeniz bölgesinin simge müzik enstrumanı Kemençe bugün ehil olmayan "köşe dönücü" bazı eller tarafından tükedilip zarar verilsede bir başka oluşum Kemençe'yi Türkiye ve Dünyada yükseltmek için amatör ruhla akademik formasyonla ilerleyen çalışmalar yapıyor..
Kaynağında yetişen, o bölgeden beslenen, Karadeniz'in Kemençe Üstadlarının kültür ve heyecanını başarıyla sürdüren Yöresel Sanatçılarımız bölgeye ve Karadeniz Müziğine önemli katkı sağlıyorlar...
Kemençe dün olduğu gibi yarınlarda da Karadeniz Kültürü'nü temsil eden yaşatan, yükselen bir değer olarak ilerlemeye devam edecek..

Günümüzde Kemençe bir kısım müzik adamının "arabesk-pop tarzı" gayde icra etmelerinden dolayı değer kaybına uğruyor..
Elektro ritim ve benzer alet ve ekipmanla birlikte "piyasa tarzı" kemençe sanatçı ve gaydeleri TV'lerde boy gösteriyor ve "başkan obama", "kapsama alanı" besteleri disko-pop tarzı söylemlerle "Karadeniz Müziği" diye her yeri kaplıyor.. Daha çok "kısa yoldan para kazanma sevdası" maalesef "kemençe sevdasını" yok ediyor, zarara uğratıyor..

Karadeniz'in değişik yörelerinde doğup büyüyen alaylı gençler "akademik eğitim"le Kemençenin dünü ile yarını arasında sağlam köprüler kuruyor..
Karadeniz coğrafyasında doğup büyüyen ve o bölgenin zenginliklerini içinde üzerinde taşıyan yeni nesil Kemençe sanatçıları akademik eğitim sonrasında "otantik kemençe" ile yaptıkları çalışma ve sunumlar ile Kemençenin sevilmesi ve sonraki kuşaklara taşınması için başarılı çalışmalar yapıyor. Bu konuda çalışma yapan Tirebolu'lu Mehmet Gündoğdu ve Ordu'lu Rıza Can Özel bu tarz çalışma için örnek isim olarak gösterilebilir.. İcra, sunum, imaj, pazarlama vizyon anlamında bilinçli ve planlı hareket eden "hem alaylı-hem mektepli" bu akademisyenlere Kemençe'nin sesini yükseltmek için büyük sorumluluk düşüyor..

Günümüzde Picoğlu Osman, Bahattin Çamurali'nin yolundan giden sanatçılar en az akademisyenler kadar Karadeniz Müziğine katkı sağlıyor..
Karadeniz'de Usta-Çırak ilşkisiyle yetişen ve günümüzde Üstadların gelenek ve kültürünü yaşatan Karadeniz sanatçıları hem bölge insanı hem de Karadeniz Müziğine büyük katkı sağlıyor.. Mehmet Sırrı Öztürk, Yusuf Cemal Keskin, Katip Şadi ve aynı çizgideki sanatçılar bu çalışma ve oluşuma en iyi örnek olarak gösterilebilir.


Komşumuz Yunanistan'ın Eurovizyon Yarışmasına "Karadeniz Kemençesi" ile katıldığı günümüzde bu sihirli alete öz yurdunda halen "Gıy Gıy" muamelesi yapılması boş vermişlik ve acizliğimizin bir göstergesidir.
Kemençemizin ana yurdunda hak ettiği değer verilmeyişi; bizim daha çok çalışmamız için önemli bir neden olmalıdır.. Kemençeyi seven ve bu enstruman ve kültürü özüne sadık kalarak akademik bir formasyonla işler yorumlarsak Türkiye ve Dünyada "Kemençe Starları" çıkarmamız mümkün olur.. Kültürümüze ismimize sahip çıkmazsak, inanmazsak bize kimse inanmaz..
Doğru olan bu sihirli sesin emin ellerde yükselmesi bölgeyi, ülkeyi, dünyayı sarmasıdır.. Bu güzelliğin olacağına inanıyor, bu amaca yönelik çalışan yürekleri gönülden destekliyoruz..

KEMENÇE'NİN HAKKINDA: ANATOMİSİ, NEDİR, NASILDIR, SESİ NASIL VERİR?..
Kemençe, Güneydoğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan ve rebap, keman türü yaylı çalgılarla akraba olduğu sanılan, bir yay yardımıyla çalınan üç telli geleneksel halk çalgısının adı olup, klasik kemençe ile karıştırılmasını önlemek amacıyla Karadeniz kemençesi ya da Laz kemençesi olarak da adlandırılmaktadır.

Coğrafi dağılım
Karadeniz kemençesi temel müzik aleti olduğu Giresun, Ordu ile Trabzon'un yanı sıra Kuzey Gümüşhane ve Batı Rize'de, kısmen Samsun sahilinde, Cumhuriyet döneminde Karadenizlilerin topluca göç ettiği Adapazarı, İzmit köylerinde ve büyük şehirlerde, 1923 mübadelesiyle Yunanistan'a giden Rumlar tarafından başta Selanik olmak üzere Kuzey Yunanistan'da yer alan göçmen köylerinde kullanılmaktadır.

Akort
Karadeniz kemençesi genellikle 4'lü aralık sitemine göre akort yapılır: E [mi] –A [la] –D [re)formunda akort edilmekle birlikte, nadiren de olsa tulum ezgileri genelde zilden çalınır; (özellikle Trabzon Maçka ve Kuzey Gümüşhane'de) da (A [la] – D [re] – D [re]) formu kullanılırki zil ve orta tel aynı akortta olur..

Yapım
Kemençenin gövdesi dut, karadut, akçaağaç, ardıç, ladin veya erik ağacından tamamen elde oyularak tip ve özelliklerine göre 3-15 gün içerisinde yapılmaktadır. Özellikle Görele,Vona (Perşembe), Ordu, Fatsa, Ünye, Eynesil, Mesudiye, Akyazı, Vakfıkebir, Akçaabat, Tonya, Maçka, Sürmene'de süreklilik arz eden kemençe yapımcılığı genellikle babadan oğula geçmekte ve yapımcılar hiçbir resmi eğitim kurumunun formasyonundan geçmemektedirler. 19. yüzyıla dek bağırsak olan teller yerini metal olanlara bırakmıştır. Teller inceden kalına doğru zil, sağır ve bom olarak adlandırılmaktadır.

Kemençenin bölümleri, anatomisi:
Kemençe başlangıç ile bitiş arasında 51 santimlik bir çalgıdır. Sesin oluştuğu tekne kısmının boyu : 41.5 cm’dir. Kemençenin ön yüksekliği : 5 .5 cm,Tutma yeri (sap)ın taban arka yükseklik : 5 cm’dir. Klavye: 8 cm, Klavye genişlik : 2.5 cm,
İki kaş arası mesafe : 3 cm’dir. Telin alt bağlantı kuyruğu : 10 cm, Zil ( ince-re sesi )tel : 0.25-028 mm, Orta tel (la sesi): 0.28-0.30 mm, Kalın tel (mi sesi) : 2 numara, sarma tel ( keman teli ). Yay boyu : 50 cm, Eşik yükseklik : 2 cm
Genişlik : 4.5 cm—2.5 cm, Kapak kalınlığı : 2 mm’dir.
Kemençe çoğunlukla sandalyede rahat oturularak çalınır..Hareketli horon gaydelerinde Kemençe icracısı gaydeyi ayakta icra edebilir..

Kemençede sesin oluşması yayın tele sürtünmesi ile oluşan titreşimin kemençenin eşiği ile kapağına inmesiyle başlar.
Ses eşikten sonra kapak ile tekne arasındaki direk vasıtasıyla gövdeye iner..Tel vasıtasıyla sap ve kuyruk kısmına doğru ilerler..Her iki yönden dolaşan ses kemençenin teknesinde buluşur çoğalır ve basılan nota ahenkine göre yükselir, dağılır..
Kemençe Karadeniz bölgesinde Giresun (Görele)’den başlayarak (Ağasar Bölgesi) Şalpazarı'na kadar inceden başlayarak kalına doğru sesi yükselir.. Sürmene’ye geldiğinde Kemençenin sesi daha tok ve keman tadına yakın olur..

Yakup Aksoy: Mantı Keyfi/ Kurucu Ortak, Karikatürist, Yönetim Danışmanı
13 Ekim 2010 Beykoz-İstanbul
http://yakupaksoy.blogspot.com

10 Ekim 2010 Pazar

İSTANBUL 2010 ÇEŞİT LEZZET FESTİVALİ'nde Murat Yalçıntaş Sevgi Böreğini, Hayati Yazıcı Çikolatalı Mantı Keyfi'ni Sevdi


"2.LEZZET İSTANBUL 2010 ÇEŞİT LEZZET YEMEK FESTİVALİ" mutfak kültürlerimizi Feshane’de başta Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ve İTO Başkanı Murat Yalçıntaş'ın da katılımıyla ziyretçilerle buluşturdu. Türk Mutfağı'nın en iyi ustaları ve mekanlarının hazırladığı 2010 çeşit yemeği sergilenip ziyaretçilere ikram edildi. Feshane'de yapılan etkinliğe Anadolu'dan Corum ve Elazığ Valiliği Mutfak Kültürleriyle iştirak ettiler..
Mantı Keyfi'nin 2007 yılında İstanbul Ajansına sunulan "Mobil Mantı Keyfi" projesi ret edilmiş olmasına rağmen firma kendi imkan ve gayretleri ile İstanbul 2010'da 2010 çeşit lezzetin 16 çeşidini ziyaretçilere sundu.

İTO Başkanı Murat Yalçıntaş Mantı Keyfi'nin "Dünyada TÜRKÇE MENÜ İle Mantı Keyfi" projesine büyük ilgi gösterdi. 16 çeşit Mantı'nın pek çoğunu test eden Murat Yalçıntaş en çok "Mantı Keyfi'nin Sevgi Böreği"ni beğendi.

Devlet Bakanı Hayati Mantı Keyfi'nin ürünlerini inceledi test etti ve en çok Çikolatalı Mantı Keyfi'ni beğendi. Karadeniz’de açılacak ilk Mantı Keyfi şubesinde sunulacak "Lahana Soslu Kızarmış Hamsili Mantı Keyfi" haberini ilgi ve tebessümle karşıladı.

Mantı Keyfi'nin ürünlerine ilgi gösterenler arasında ses sanatçısı Serap Sapaz ve İTÜ-Türk Müziği Devlet Konservatuarı-Öğretim Üyesi Prof. Nermin Kaygusuz'da vardı.. 2010 yılında Karadeniz Kemençesi çalmayı öğrenen Mantı Keyfi Kurucu Ortağı Yakup Aksoy'la ayaküstü sanat ve müzik sohbeti yaptılar.

Monad İletişim Hizmetleri, TÜRES (Tüm Restoranlar, Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği), İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Kültür A.Ş., İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Esenler Belediyesi’nin işbirliği ile organize edilen 2. Lezzet İstanbul Festivali’nde konuşan TÜRES Başkanı Ramazan Bingöl "İstanbul'un 2011 çeşit lezzet festivalini 2011 yılında Sultan Ahmet’te yapmayı planlıyoruz.." dedi..Feshande'de yapılan organizasyonun güvenlik, donanım, tasarım ve etki anlamında başarılı olduğu gözlendi..
http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com
http://www.dailymotion.com/yakupaksoy

30 Eylül 2010 Perşembe

GIDA SEKTÖRÜNDE SON 20 YILIN EN BAŞARILI MARKASI “DOĞANAY ŞALGAM” DESTEKLENMELİ VE ÖRNEK ALINMALI!..


Gıda sektöründe son 20 yılın en başarılı Türk Markası Doğanay Şalgam Suyu. Adana ve o bölgeye ait logal bir ürünü bu derece başarılı üretip aynı başarıyla pazarlayan DOĞANAY firmasının kurucusu ve yöneticilerini kutluyorum..Gıda sektöründe “Pazarcılıktan Genel Müdürlüğe” kadar her pozisyonda iş yapan bir insan olarak çalışma hayatımda DOĞANAY ŞALGAMI hem içtim hem de sattım, para kazandım. İşletmeci kimliğimle DOĞANAY ŞALGAM’ın markalaşma yolundaki başarılı yükselişini keyif ve gururla izledim..
DOĞANAY ŞALGAM'ın Türkiye ve Dünyadaki yükselişini başka girişimciler de örnek almalı ve bu benzer ürünleri çalışarak GIDA KONUSUNDA DÜNYADA TÜRK MARKALARI oluşturmalıdır.. İşsizlik ve rekabetin bu kadar zor olduğu günümüzde kendi kültürel ve doğal zenginliklerimizi kullanmanın ne kadar önemli ve gerekli olduğunu gösteriyor bu ürün ve marka..
Bilgisi, sermayesi, becerisi, sevgisi, sabrı ve yüreği olan bu konuda çalışsın hepimiz birlikte lezzetli paralar kazanalım, üretip paylaşalım, istihdam sağlayalım..

Yakup AKSOY
Mantı Keyfi-Kurucu Ortak
http://www.yakupaksoy.blogspot.com

MORFİKİRLER HABERİ:Doğanay gıda 21 ülkeye şalgam suyu içiriyor
http://www.morfikirler.com/yazi/doganay-gida-21-ulkeye-salgam-suyu-iciriyor

8.Franchising'10 Fuarında Mantı Keyfi'nin "TÜRKÇE MENÜ" ve "REMZİYE ANA EV TARHANASI"na Girişimciler Büyük İlgi Gösterdi


Mantı Keyfi; BAYİM OLUR MUSUN 8. FRANCHISING VE MARKALI BAYİLİK FUARI'NDA "Dünyada TÜRKÇE MENÜ İle Mantı Keyfi" Gündemi ile girişimcilerle buluştu.Fuar 30 Eylül-3 Ekim 2010 Tarihlerinde CNR Expo Fuar Alanı/Yeşilköy-İSTANBUL'da girişimcilerin ziyaretine açık kaldı. UFRAD Başkanı Dr. Mustafa Aydın Fuar Açılış konuşmasında "Logal objeleri kullanarak global markalar yapmak mümkündür, ayrıca başka ülkelerin bölgesel kültür ve zenginliklerini de markanın içine dahil etmek lazım" dedi.

UFRAD Başkanı Dr. Mustafa AYDIN ve Ekibi Mantı Keyfi'nde .. Ulusal Franchise Derneği (UFRAD)Başkanı Dr. Mustafa Aydın konukları ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile Mantı Keyfi standını ziyaret ederek hem klasik ve yeni ürünleri test ettiler.Dr. Mustafa Aydın ve ekibi Mantı Keyfi'nin lezzet, vizyon, heyecanını paylaşarak geleceğe dair firma ortakları Yakup ve Mukadder Aksoy'la ilerleme plan ve görüşmeleri yaptılar.

Mantı Keyfi Kurucu Ortaklar ve Franchising Ekibi fuarda yurtiçi ve yurt dışı girişimcilerle görüşmeler yaptı. 2011 yılında öncelikle AB ülkelerinde Mantı Keyfi franchising şubeleri kurmayı planlayan Mantı Keyfi fuara ziyaret için gelen hem girişimci hem de franchising dünyasının lider kurum ve profesyonelleriyle bu amaca yönelik bağlantılar yaptı..

8.Franchising Fuarında Yatırımcı ve Girişimcilerin "Dünyada TÜRKÇE MENÜ İle Mantı Keyfi"ne ilgisi sürüyor. Mantı Keyfi standını ziyaret eden Bulgaristan Franchise Derneği Başkanı Dr.Eng Lubka Kolarova ile Mantı Keyfi'nin Bulgaristan'da üretim ve lojistik yapması konularında görüşmeler yaptı.

Romanya Franchise Derneği Başkanı Mr Constantin Anton Mantı Keyfi'nin ürünlerini test ederek bu ürünlerin Romanya'da üretimi ve AB ülkelerine sevkiyatının mümkün ve gerekli olabileceğini belirtti.

Mantı Keyfi'nin yeni ürünü "Remziye Ana Ev Tarhanası" fuarda girişimcilerden tam not aldı..Fuarla birlikte Mantı Keyfi'nin tarhanası hem Mantı Keyfi şubeleri hem de Kurumsal Toptan Satış Yoluyla tüketicilerle buluşuyor..

8.Franchising Fuarı bitiminde açıklama yapan Mantı Keyfi Kurucu Ortağı Yakup Aksoy: "Her fuar gibi bu fuarda bizim için çok verimli geçti. Hem girişimciler hem de sektöre hizmet veren profesyonel kurum ve kişilerle görüşme ve bağlantılar yaptık.. Kısa zamanda netice alabileceğimiz görüşmelerimizde oldu.. 2011 ve sonraki yıllarda Mantı Keyfi'nin yeni ürün ve sunum farkları artarak devam edecek; sektör yaptığımız çalışmalarla renkli ve farklı şekiller alacak." diyor.
Mantı Keyfi İletişim Bilgileri :
Mukadder AKSOY GSM: 0532 447 69 22
Yakup AKSOY GSM : 0532 462 26 59
Tel : 0216 425 51 78
Fax : 0216 425 51 79
http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com
http://www.dailymotion.com/yakupaksoy