11 Eylül 2010 Cumartesi

Seyit Usta=Karasu'da İyi Şeyler'de Oluyor


Yakup Aksoy/Mantı Keyfi-Kurucu Ortak
Karasu’ya her geldiğimde ailemi, arkadaşlarımı, kaybolan kumsalımızı dolaşırım ama bir kişi, bir yer var ki orayı özel olarak ziyaret ederim Karasu’da ters giden, tükenen doğa ve kaynakların aksine burada yeni fikirler, makineler, buluşlar yapılır, iş üretilir aş üretilir.. Bir başına ailesi, çocuklarıyla kendini beynini ve sevgisini işine veren Seyit Usta’yı ne zaman gitsem yerinde bulurum ve hep çalışır, hep üretir Karasu ve memleketi için.. Bu bayram ziyaretinde yine SEYİT USTA’yı mekanında ziyaret ettim ve “DÜN DEĞİL; BUGÜN VE YARIN”a dair projeleri konuştuk görüştük.. Seyit Usta’nın mucit-buluşçu tarafını ve proje, beklenti ve isteklerini anlatmak heyecanına ortak olarak birlikte bir şeyler üretebilmek amacıyla paylaşmak istedim.

SEYİT USTA (Muhammet Uzun) TARABZON’DA GÜNEŞLİ KÖYÜNDE DOĞMUŞ İLK OKULU ZAR ZOR BİTİRTİKDEN SONRA GURBETE ÇIKMIŞ, BUGÜN KENDİ İCADI OLAN PEK ÇOK İŞ MAKİNESİNİN SAHİBİDİR.
Seyit Usta (Muhammet Uzun) Kimdir?..Seyir Usta Trabzon Köprübaşı Güneşli Köyü’nde doğmuş, ilkokulu zar zor bitirdikten sonra pek çok Karadenizli gibi oda gurbete Adapazarı-Karasu’ya bir başına göç etmiş.. Karasu’da Kereste Atölyesi, sap imalatı, pazarcılık, alabalık yetiştiriciliği gibi farklı işler yaptıktan sonra yer ve duvar taşı imalatı işine girmiş.. Bu işi yaparken iş için kullanması gereken her türlü alet ve edavatı biraz imkansızlık birazda icat-buluş karakterinden dolayı kendisi tasarlayıp yapmaya başlamış ve şu an bir taraftan asıl işini yaparken diğer taraftan da “SEYİT USTA MAKİNE SANAYİ” markası oluşmuştur.
Seyit Usta duvar taşı üretimi esnasında ihtiyaç duydukça ürettiği makinelerin başında mıcır kırma makinesi geliyor. Devamında 4 ay gibi kısa bir sürede şu anda kullanmakta olduğu büyük forklifit üretmiş. Bu forklift’in emsallerine göre üstün özelliği her hangi bir oto yol vasıtası gibi görev yerine kendi marifetiyle gitmesidir. Kamyon üstünde taşınmayacak kadar çevik ve kullanışlıdır. Site içlerinde yaptığı yapı ve duvarlarda kullanmak amacıyla kamyonet kasasına sığabilecek büyüklükte kepçeyi daha sonra icat etmiş ve hem kendisi hem de ihtiyacı olan diğer işletmecilere kiralamaktadır. Karadağlı Ahmet Tural’ın atölye ihtiyacı için “otomotik sap soyma tornası” ve bunu gibi pek çok makine yapmış ve yapmaktadır Seyit Usta..

SEYİT USTA: ”4X4 FORKLİFT YAPIYORUM..KARASU’NUN ÇOĞRAFİ KOŞULLARINDA KUMDA VE HERTÜRLÜ ARAZİDE İLERLEYEREK GÖREV YAPACAK FORKLİFT PROJEM BİTMEK ÜZERE” DİYOR.
Bu gidişimde yine her gidişimde sorduğum soruyu sordum Seyit Usta’ya: “Seyit Usta yeni bir şey var mı?..” Hemen cevap verdi.”Olmaz mı gülüm.. 4 ÇEKER FORKLİFT yapıyorum.. Karasu’da hem denizde kumda, hem de yolda arazide seyir edecek işini görevini yapıp geri gelecek forklift’in yapımı son aşamaya geldi..” “Peki ne zaman biter dedim” “Belli olmaz, 2000 TL noksanım var..onu kazanıp malzeme almam lazım ki forklift bitsin.”
İşte bu imkansızlıklara rağmen tükenen ve tüketilen Karasu’da Seyit Usta bir başına üç çocuğu ve çalışanlarıyla iş üretiyor, aş üretiyor memleket için değer üretiyor, durmadan çalışıyor.

“DAHA ÖNCE BİR KAYMAKAM GELDİ BENİ ZİYARET ETTİ..DESTEK OLACAĞINI SÖYLEDİ, AMA TAYİN OLDU GİTTİ FAYDA SAĞLAYAMADIK”
Seyit Usta’ya “Burada yaptığın çalışmalarla kamu ve mahalli idareciler ilgileniyor mu?.Sana destek veriyorlar mı” diye sordum..Cevabı:
“-Bir zaman bir kaymakam ilgi gösterdi ama görev süresi kısa oldu. Devamı olmadı.. Bunun dışında bir yardım ilgi görmedik. Maddi bir şey beklemiyorum bana iş versinler sipariş versinler oda yeter” diyor.
Seyit Usta’yı mahalli ve kamu idarecileri destekler mi bilmem ama gücü ve gönlü olan kişi-kurumların bu adama ve heyecanına destek vermesi lazım.. İyileri ve iyilikleri yaşatmak lazım..

RAMAZAN BAYRAMI KUTLAMASINI KARASU’DAKİ BİR GRUP “BİZ GÖNEŞARALILAR” SEYİT USTANIN MEKANINDA YAPTIK..GEÇMİŞTE SEYİT USTANIN İCRA MEURUNDAN NASIL KURTULDUĞUNU DİNLEYİP GÜLDÜK EĞLENDİK.
Karadenizli olmak her şeye rağmen hayata neşeyle bakmak demektir.. “Musaoğlu Muhammet” adıyla Karasu’ya gelen “Muhammet Uzun” burada “Seyit Usta” lakabını almış.. Muhammet Uzun karasu’da “Seyit Usta” diye bilinir. Gurbette defalarca iflas eden Seyit Usta kendisini hacze gelen icra memuru Müjdat Lahna’yı nasıl atladığını anlatıyor:
“-Kaç defa iflas ettiğimi bilmiyorum.. sıfırla başladığım için iflaslar beni fazla derinden etkilemezdi..Yine bir iflas zamanımda İcra Memuru Müjdat Lahna kahvede beni buldu ve “Seyit Usta şu senin hemşerin Muhammet Uzun nerdedir, evine hacze gideceğiz ama bir türlü bulamıyoruz onu” dedi.. Müjdat Lahna beni haczedecekti ona: “Muhammet Uzun Köprübaşı Göneşara dağlarına çıktı, onu bulman imkansız, bırak peşini boşuna zaman kaybetme dedim” inandı ve durumu kurtardım..
"Seyit Usta Makine Sanayi" tesislerindeki bayramlaşmma ve sohbet esnasında ikramlar vardı: "en tazesinden Çay ve Fındık" masamızdan eksik olmadı.

KARASU’DA GÜZEL ŞEYLERDE OLUYOR..BUNLARDAN BİRİDE “SEYİT USTA MAKİNE SANAYİ” ONU DESTEKLEYELİM.
Bu haber-makaleyi yazmamın nedeni bu konuya dikkat çekmek.. Seyit Usta’ya bir nebze olsun fayda sağlayabilmek isteğinden kaynaklanıyor.. Aklımızın bilgimizin yettiğince faydalı olmaya çalışacağız ama bu konuya katkı sağlayabilecek birileri varsa duysun, bilsin sağlasın diye duyurduk..
Birlikte iyi bayramlar, işli, aşlı, sağlıklı mutlu yarınlar olsun..

Yakup Aksoy/Mantı Keyfi-Kurucu Ortak
11 Eylül 2010 Cumartesi Karasu-Sakarya

http://www.yakupaksoy.blogspot.com

1 Eylül 2010 Çarşamba

“İçinde sevgi olan ürünlere ihtiyaç vardı. Onun için Mantı Keyfi markasını kurduk.”

İYİ BAYRAMLAR DİLERİZ..


Mantı Keyfi Kurucu Ortaklar Yakup & Mukadder Aksoy SHOW MAX /HAYAT BİR ŞANS Programı'nda Nilgün Bakkaloğlu'nun Canlı Yayın Konuğuydu. Kurucu Ortaklar Mantı, Mantı Keyfi ve yiyecek sektörünün gündemiyle ilgili konuları konuştular. Yaklaşan Ramazan Bayramında Mantı Keyfi’nin icadı olan “İçi Dışı Çikolatalı Mantı”nın bayram sofralarını şenlendireceğini söylediler.


Canlı Yayından Satır Başlıkları:
"İçinde sevgi olan ürünlere ihtiyaç vardı. Onun için mantı keyfi markasını kurduk."
"Mantı Keyfi 100 yıllık Büyüme Planlarını Uyguluyor" konusunda yapılan ve yapılmakta olan faaliyetlerle ilgili olarak 2010 yılı ve sonraki 5 yıldaki büyüme planlarıyla ilgili üretim, lojistik ve kurumsal altyapıyı tamamladık.
*Amacımız para kazanmak, kazandırmak ve dünya markası olmak
*Dünyada "Türkçe Menü" ile Mantı Keyfi.
*Mantı Keyfi'nin 2010 yılındaki yeni ürün ve sunum başarıları (Sevgi Böreği, Çikolatalı Mantı, Lahana Soslu Kızarmış Hamsili Mantı, Hayvancık Şekilli Çocuk Menüsü.)
*Mantı Keyfi yeni ürünleri: "Remziye Ana Ev Tarhanası",
*Mantı Keyfi’nde Franchise olmanın özet hali.
*Mantı Keyfi markanın heyecan ve vizyonuna inanan çok önemli bir danışman kadronun birlikte çalışması ile büyüyor.

Soralarımızın yeni lezzeti "içi dışı çikoltalı mantı" ile" iyi bayramlar dileriz.

Yakup & Mukadder Aksoy
Mantı Keyfi
İYİ BAYRAMLAR DİLERİZ!.=Mantı Keyfi & Showmax-Hayat 1 Şans (CANLI YAYIN VİDEOSU)=
http://www.dailymotion.com/video/xeq27e_yyy-bayramlar-dyleryz-manty-keyfi-s_news

http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com
http://www.dailymotion.com/yakupaksoy

30 Ağustos 2010 Pazartesi

“Yemek İstanbul’u Temsil Eden Kültürel Bir Değer Değildir” Diyen “İSTANBUL 2010” Etkinliklerinde “Mobil Mantı Keyfi” Hizmet Veriyor.


Mantı Keyfi Kurucu Ortağı Yakup Aksoy “Bizim gündemimiz ve yol haritamızı belirlemişiz, ve ilerlemeye devam ediyoruz.. Onun için İstanbul 2010’un yemek kültürü konusundaki negatif tavrına rağmen etkinliklerinde yer almaya devam ediyoruz. Çünki İstanbul’u, evimizi, işimizi, ülkemizi karşılık beklemeden çok seviyoruz.” Diyor.



Mantı’yı Türk Mutfağı kimliği ile marka yapmak faaliyetini farklı renkli ve sıra dışı uygulamalarla yürüten Mantı Keyfi bu konudaki her fırsatı en iyi şekilde değerlendirmekle de biliniyor. Bu karakterinden dolayı firma İstanbul 2010’da hem iyi hizmet verecek hem de bu sayede mantı’nın yerli ve yabancı çok geniş kitlelerce tanınmasını ve “İstanbul, Türk Mutfağı, Saray ve Halk Mutfağının” en özel ürünü olduğunu göstermeyi planlıyordu.. İstanbul 2010’a 3 yıl kala 2007’de “Mobil Mantı Keyfi” projesi hazırlandı ve 2010 ajansına sunuldu. Mantı Keyfi’nin denenmiş uygulanmış ve hem İstanbul 2010, hem de Türk Mutfağına değer katacak bu projesi “Yemek İstanbul’u temsil eden kültürel bir değer değildir” yazılı gerekçesiyle reddedildi.

Ev partilerinden açık alan etkinliklerine kadar istenen her yerde 10 kişiden 100 bin kişiye kadar her kalabalığa yerinde kurulan “Mobil Mantı Keyfi” hizmet verir.
2005 yılında kurulan ve sektörde yenilik ve trend uygulamalarıyla bilinen Mantı Keyfi’nin ilk müşterileri yemek yedikten sonra “Mantılar çok lezzetli başka yerde şubeniz var mı” diye sorarlardı. Bu müşterilerin talebini karşılamak için daha ilk yıldan itibaren “20 porsiyon ve daha çok siparişlerinizde dilediğiniz mekana gelelim, orada mantıyı pişirip, yetirip restaurant fiyatıyla size hizmet verelim” prensibiyle Mobil Mantı Keyfi çalışmaya başladı.. Bu uygulama bir yıl kadar Yemek Sepeti’nde net ortamında müşterilere de hizmet verdi. Mobil Mantı Keyfi İstanbul 2010’a gelinceye kadar hizmet verdiği bazı etkinlikler, Rock’n Coke 2007 Hazerfan Celebi Havaalanı ve 2009’da Formula1 Pisti, Ramazan’da Sultan Ahmet Şenlikleri, İstanbul Yat Yarışları, İstanbul caz festivali, Üniversite Şenlikleri, Boğazlar Komutanlığı Yat Yarışları, KG&CC’da Horse Show, Chill Out İstanbul Festivalleri, Ev ve iş yeri partileri başta olmak üzere yüz binlerce insanın bulunduğu yere gidip mantı mutfağı kurup satarak bu lezzet ve kültürle tanışmasını sağladı. Mantı Keyfi, İstanbul 2010 ajansının mantıyı ve yemek kültürü konusundaki bu negatif tavrına rağmen ısrarla işi takip etmiş ve kıt kaynaklarıyla “İstanbul 2010 Ahırkapı Şenliklerinde Mantı Keyfi Var” sloganıyla bulunmuş binlerce kişiyi Mantı Keyfi ile tanıştırmıştı. Açık alanlarda daha iyi hizmet vermek için mantı ve içeceği bir karton tava ile tek elde taşınan “mantı ve içecek taşıma kabı” tasarlandı ve çok beğenildi, kullanılıyor. Aynı süreçte ev ve işyerleri için “Paket Servis İle Mantı Keyfi” kutusu tasarlandı ve bu kutu ile emsal ürün ve mantının yarışması sağlandı.

İşte Mantı Keyfi; İstanbul silüetinin olduğu bir aracı “Mobil Mantı Keyfi”ne dönüştürüp bu araçla İstanbul 2010 etkinliklerinin olduğu yerlerde hizmet vermeyi planlamıştı. Yapılacak bu çalışma hem İstanbul 2010’renk katacak, mantı ve Türk mutfağı kültürümüzü tanıtacak hem de Mantı Keyfi’nin global bir yiyecek markası olmak yolunda ivme kazanmasını sağlayacaktı.

Aşağıda İstanbul 2010 Ajansı’nın Reddettiği “Mobil Mantı Keyfi” ve diğer projelerle ilgili (21 ağustos 2010 Cumartesi tarihli Zaman Gazatesi) haberini aynen veriyoruz:
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1018096&title=2010un-reddettigi-muthis-projeler&haberSayfa=1

2010'un reddettiği müthiş projeler!

İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti yolculuğu devam ediyor. Proje başvuruları ise 2009 Nisan'ında sona ermişti. 2 bin 433 projeden sadece 614'ü İstanbul'a layık görüldü.

Oysa kıymeti anlaşılamayan daha birçok fikir vardı. Burhan Öçal'lı davul şov ve 'İstanbul'da Evlenelim' projesi ve Mobil Mantı Keyfi bunlardan bazıları. İstanbul'da 2010 çiftin evlendiği bir düğün hayal edin. 4 bin 20 insanın 'evet' diye haykıracağı, 3 gün 3 gece sürecek masallara layık bir düğünden bahsediyoruz. 'Gelini damadı geçtim, konu komşu akraba bunca insan nereye sığar, yeterli nikâh memuru var mı, acaba kaç gelin aynı gelinliği giyerek pişti olur' sorularının aklınıza gelmesi normal. Rakamın 2010 olması da dikkatinizi çekmiş olmalı. Çünkü 'İstanbul'da Evlenelim' adlı proje, İstanbul'un tanıtımına destek vermek amacıyla 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'na sunulmuş projelerden sadece biri. İstanbul'un başarılı bir kültür başkenti olması için projesini kapan 2 bin 433 kişi, 2010 Ajansı'nın kapısını çaldı. Çaldı çalmasına ama sadece 614 proje kabul edildi. Ajansta koordinasyon kurulu, danışma kurulu, yürütme kurulu derken birçok insan projeler üzerinde kafa yordu. 'İstanbul'da Evlenelim' gibi birbirinden ilginç fikirler ise sınavı geçemedi. Sınavı geçemeyen enteresan projelerden biri de 'Nazar Değmesin İstanbul' projesi. Galata Kulesi, Kız Kulesi, Ayasofya Müzesi, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı gibi tarihi mekanlara devasa nazarlıklar yerleştirilmesini içeren proje kabul edilseydi tarihi mekânlarda el emeği dev nazarlıklar karşılayacaktı bizi.
Nazarlıklarla da iş bitmiyor üstelik. 'Dilek Ağaçları' projesi de onaylansa İstanbul'un dört bir yanında sadece nazarlık değil, çul çaput bağlanmış ağaçlar da görecektik. Bu projede İstanbul halkının dileklerini bağlayacağı ağaçlar tasarlanmış. 2010 başkentleri olan Essen ve Pecs şehirlerindeki meydanlara da bu ağaçlardan konulacak ve onların İstanbul ile ilgili dilekleri öğrenilecekti. Böylece kültürlerin kaynaşması sağlanacaktı. İstanbul'u bu şekilde tanıtmanın ne kadar doğru olduğu ya da halkın bu ağaçlara ne kadar ilgi göstereceği tartışılır tabii. Ağaçlardan bahsetmişken İstanbul'daki binaların yeşillendirilmesi fikrine değinmemek olmaz. Doğaseverler kültür başkentine renk vermek istemiş olmalı ki, binaların cam önlerinin canlı çiçeklerle süslenmesini önermiş. Çiçek bakımı zor iş. Bu proje de kabul görmemiş.

2010'da tek telefonla mantı kapınızda!
Dünyaya İstanbul'u tanıtmaktan bahsediyoruz. Sadece tarihi ve kültürel yapısını değil, Türk kızlarının güzelliğini de duyurmalıyız diyen de olmuş. Buradan yola çıkarak 'Dünya Medeniyetler Kraliçesi Yarışması planlanmış. İstanbul, sadece İstanbullular için değil, tüm dünya için bir cazibe merkezi ne de olsa. Medeniyetler beşiği Türkiye'nin tanıtılması amacıyla dünyanın dört bir yanından kızların katılmasıyla yapılacak bir yarışma düşünülmüş. Bu fikir de ajans tarafından kabul görmemiş.
Türk mutfağı dillere destan olunca yemek konusunda proje gelmemesi mümkün değil. Hele ki hazırlaması zahmet isteyen mantı söz konusuysa... 2010 Ajansı'na gelen 'Mobil Mantı Keyfi' projesi, İstanbul'un dört bir yanına kurulacak mantı merkezleri sayesinde bir telefonla mantınızı kapınıza kadar getirecekti. Mutfak konusunda reddedilen tek proje bu değil. 'Gizli Tatlıların Göçü' projesinde İstanbul'a göç edenlerin yöresel tatlılarının araştırılması planlanmış. Böylelikle kültürler arası etkileşimin mutfak kültürüne yansıması tespit edilecekmiş. 'İstanbul mutfağı' temalı yemek davetinde ise İstanbul'un 4 büyük üniversitesinde yöresel mutfağa ait yemekler öğrencilerin beğenisine sunulacakmış. Bu fikir, arkadaşlarını düşünen bir öğrenciye ait olsa gerek. Mantılar, tatlılar bir kenara Osmanlı şerbetleri de unutulmamış. Şerbetlerin, tarihi eşyalarla dekore edilmiş mekânlarda sunulması düşünülmüş. Ama nafile o da reddedilmiş.

Boğaz Köprüsü, piyano şeklinde boyansın
2 bin 433 başvurunun içerisinde sanata dair işler de var. Örneğin, Boğaziçi Köprüsü'nün piyano şeklinde boyanması ve köprüde konserler verilmesi gibi. Ancak bu konser, İstanbul'un 7 tepe olmasından dolayı 7 tepede dev ekranlarda verilecekmiş. Sanatla ilgili bir başka projeye yöneliyoruz. Tüm İstanbullulara davul dağıtılması fikriyle karşılaşıyoruz bu kez. Müzisyen Burhan Öçal eşliğinde İstanbul'un ritim atölyesine çevrilmesi planlanmış. Binlerce insanın davul çaldığı bir İstanbul'u hayal etmek ilginç doğrusu. Zira davulun sesi uzaktan hoş geliyor. Bunca gürültüden sonra daha renkli bir projeye geçiyoruz. '2010 Işıldağı' projesi, İstanbul'u ışıklara boğacakmış neredeyse. Konserlerde kullanılan ışıl ışıl oyuncaklar İstanbul'u tanıtma aracı olarak kullanılabilir mi merak ederken bu fosforların çok farklı olduğunu öğreniyoruz. Çok farklıdan kastettiğimiz ise üzerlerinde 2010 logosu olması sadece. Avrupa'nın Kültür Başkenti'ni dünyaya tanıtmada yetersiz görülmüş ki bu fikir de reddedilmiş.
'İstanbul Jonglörlerle Şenleniyor, Eğlenerek Öğreniyor' adlı proje ise sanat, spor, bilim, müzik, dans, koreografi, tiyatro, akrobasi gibi konuları birbirine bağlayan çok yönlü bir disiplin olan jonglörlüğün sokaklarda gerçekleştirilmesini içeriyor.
İstanbul'un tanıtımı bu özgün projelerle sınırlı değil elbette. Sirk festivalinin yapılmasından tutun da akrobasi uçuşlarına varıncaya dek birçok proje 2010 Ajansı tarafından uygun görülmemiş.

http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com
http://www.dailymotion.com/yakupaksoy

25 Ağustos 2010 Çarşamba

20 Plakalı Denizli’de 20. Mantı Keyfi Şubesi Başlıyor


Mantı Keyfi 20.Franchise Şubesini Denizli’de Kıbrıs Şehitleri Caddesinde acıyor. Anadolu’nun her yanından gelen taleplere cevap veren firma mantı’yı Mantı Keyfi markası ile Anadolu’da Kök’leriyle buluşturuyor. Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun son görev yeri olan Denizli’de değer yaratma ve yönetim konusunda benzer vizyonu üstlenen Mantı Keyfi Kıbrıs Şehitleri Caddesinde Türk Mutfağı’nın yeni, farklı ve renkli lezzetlerini trend uygulamalarla sunacak.. Daha çok sebze ve zeytin yağlı yemekleri ile ünlü Denizli Mutfağı Mantı Keyfi ile daha da renklenecek.

Gülsüm ve Alpay Soyateş çifti Ege Mutfağı'nın hizmet ve ürünlerini Mantı Keyfi'nde müşteriyle buluşturacak.
Endüstir Mühendisi Alpay Soyateş ve eşi Biyolog Gülsüm Soyateş ev ürünü Mantı Keyfi konsept ürünlerini ev sıcaklığı ve ege mutfağının zeytinyağlı ve salata çeşitleriyle müşteriyle buluşturacak. Mantı Keyfi Denizli Şubesi Adresi:Kıbrıs Şehitleri Cad. No:137/A Tel:0258 212 64 66

Denizli’de yemek kültürü ve Mantı Keyfi menüsü
Denizli’de yemek kültürü daha çok sebzeli ve sonrada tandır başta olmak üzere etli yemeklerle çoğalmaktadır. Kedi börülcesi çorbası,Mercimek çorbası,Domates çorbası, kuru börülce çorbası, Tarhana çorbası, ovmaç çorbası gibi yöreye özgü çorba türleridir. Et yemeklerinin başlıçaları tas kapaması, kumbar dolması, sirkeli et, nohutlu et, Tandır,kol dolması, ciğer sarma, saçta işkembedir.

Özellikle patlıcan yemek çeşitleri çoktur. Kuru patlıcan dolması, patlıcan gözlemesi gibi vb. Taratorlu börülce salatası, ebe gümeci salatası, filiz salatası Yöreye özgün salata türleridir. Börek ve tatlı türlerinde Ege Bölgesi özellikleri görülür. Yufka, şipit, bazdırma evlerde yapılan ekmekledir. Yöredeki beslenme alışkanlıklarından biri de yatmadan önce yenen "yat geber ekmeği"dir. Kışın darı, kavurga, ceviz, kestane; yazın türlü meyveler, salatalık, kavun, karpuz yenir.

Mantı Keyfi yeni trend uygulamalarıyla Denizlide olmayan ve çok sevilecek ürün konseptini hizmete sunuyor.. Denizli’deki Mantı Keyfi Cafe & Restaurant konseptinde 8 çeşit Mantı (Klasik mantı, kepekli mantı, ıspanaklı mantı, kızarmış mantı, karidesli kızarmış mantı, dana etli buharlı mantı,, 4 çeşit Gözleme, Çiğbörek, Zeytinyağlı, Salata, İrmik Helva, Çikolatalı Mantı Hakiki Kemalpaşa, Sıçak ve Soğuk içecekler, Çorba, Güveç ve Etli Yaprak Sarmayı içeren seçilmiş,sağlıklı ve hızlı bir menüsü ile hizmet verecek. Menü içeriği, klasik, diyet, diyabetik, vejeteryan, diyet vejeteryan çeşitliliğindedir.

Mantı Keyfi Kurucu Ortağı Yakup Aksoy “Denizli’ye sıra dışı uygulamalarıyla değer katan merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun vizyon, heyecan ve hatırasını Mantı Keyfi markamızın sıra dışı lezzet ve sunum farklarıyla da yaşatmak istiyoruz.” Diyor.
Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu gibi Trabzon-Köprübaşı’nda doğan Yakup Aksoy açılış ile ilgili olarak: “Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun en etkin ve sıra dışı uygulamalarını yaptığı Denizli’de bulunmak, benzer uygulamaları yapmak bana ayrı bir heyecan ve gurur veriyor.. Aynı bölge ve ilçenin iki insanı olmamızdan dolayı ve sağlığında yüz yüze görüşmüş heyecan ve sıcaklığını hissettiğimiz Vali’nin Kamu İdaresi’nde yaptığını bizde Mantı Keyfi markamızla yiyecek sektöründe global marka olma yolunda yapıyoruz.. O'nun vizyonu, heyecanı ve çalışkanlığı önünde saygı ve sevgiyle eğildiğimizi ve örnek aldığımızı belirtmeyi bu aşamada görev sayıyoruz” diyor..

Vali Recep Yazıcıoğlu Denizli'de görev yaparken yeni açılacak ticari işletmelere Türkçe dışında isim verilmesini yasaklamıştı.. 2007 yılında Denizli Belediye Meclisinde kabul edilen bir karar ve çoğunluk oyuyla; "İlan, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği ile her türlü pano, levha, tabela ve afişlerde Türkçe kelime kullanılması zorunluluğu" getirilmişti.
Mantı Keyfi Anadolu ve Türk Mutfağı ürünü olmayan hiçbir yiyeceği menüsüne koymuyor, Türkiye ve Dünya'da “Türkçe Menü” ile büyümeyi hedefliyor..

Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Denizli'deki sıra dışı uygulamaları hakkında birkaç kısa not.
Merhum Vali Yazıcıoğlu, Denizli-Sarayköy'de bir okul açılışında da çevresindekileri şaşırtmıştı. Törenin başlamasının hemen ardından, ayakta bekleyen öğrencilere, yerini vermek için ayağa kalkınca, diğer protokol üyeleri de mecburen kendisini izlemek zorunda kalmıştı. Yazıcıoğlu, boşalan koltuklara öğrencileri oturtmuştu. Böylece öğrenciler töreni, protokol koltuklarından izlemişti.

İşte Yazıcıoğlu uygulamalarından bir demet daha :
Vilayette ve vali konağında polis nöbet tutmayacak.
* Yazın kravat takma mecburiyetleri bulunan müze memurları isterlerse takmayacak.
* Geçtiğim yol güzergahlarında polis eskortu olmayacak.
* Ehliyet alımı sırasında vatandaştan bağış alınmayacak.
* Tüm kahvehanelere en az iki gazete girecek.

Turizmin önemi ve bu konudaki uygulamalar:
Denizli ve Pamukkale'ye gelen turistlerin yüzde 90'dan fazlasının günübirlikçi olduğu gerçeğinden hareketle, turistleri bu bölgede eğleyecek tesislerin önemini kavrayan Yazıcıoğlu, kentin tüm değerlerini sergileyecek adımlar atmış sonraki yıllarda bölge bu anlamda gelişmeyi sürdürmüştü..

Merhum Vali Denizli’deki sanayi hakkında şunları söylüyordu:
"Denizli burada sağlanan gelişmeden çok büyük heyecan duyuyorum. Buna öncülük yapan, sanayii bu noktaya götüren insanlara da teşekkür ediyorum. Milliyetçilik de budur zaten. Yani üretmek, katma değer yaratmak, ihracat yapmak, Bunların hepsi burada var. Denizli bu yönüyle örnek bir model."
Yazıcıoğlu, Denizli'de kaldığı kısa süre içinde, kentin gelişmesi bir ufuk hattı da çizmişti.

Mantı Keyfi Denizli Şubesi: Kıbrıs Şehitleri Cad. No:137/A Tel:0258 212 64 66 Denizli
http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com
http://www.dailymotion.com/yakupaksoy

Mantı Keyfi “Amacımız para kazanmak, kazandırmak ve dünya markası olmak.” diyor


Mantı Keyfi’nin 2011 Kurumsal Gündemi “Dünyada Türkçe Menü ile Mantı Keyfi” olarak belirlendi..
Her yıl bir sonraki yıl için çalışma planlarını hazırlarken mantı keyfi genel faaliyeti yanında o yıl içinde çalışılacak konuları belirlemek ve gereğini yapmakla da biliniyor. 2008 yılında “Mantı Keyfi başlıyor.”, Global krizin olduğu 2009 yılında “kriz yok, Mantı Keyfi var” sloganı ile büyüdü. 2010 yılında ise “Mantı Keyfi 100 Yıllık Büyüme Planlarını Uyguluyor” sloganı ve gündemi ile girdi.. 2011’de ise “Dünyada Türkçe Menü İle Mantı Keyfi” çalışma konusu konuldu…

Mantı Keyfi 2011 yılında Türkiye'de 60 franchise şube kurmayı planlıyor.
Konusunda en iyi olmayı hedefleyen Mantı Keyfi en iyilerle çalışarak birlikte yükseliyor.. Mantı Keyfi 2011 ve sonraki yıllar için çalışma planı ve hedeflerini güncelledi.. 2010 Yılı Aralık sonuna kadar 35 franchise şubeye ulaşmayı hedefleyen firma; 2011 yılında 60 şubeye ulaşmayı planlıyor.
Mantı Keyfi daha önce denenmemiş her yönüyle yeni ve farklı olan; Türkiye ve Dünyada trend olabilecek bir konsept çalışmayı geliştiriyor..Yükselen bu faaliyette üretmek ve paylaşmak karakter ve heyecanına sahip girişimcilerle faaliyetini sürdürmek istiyor.

Mantı Keyfi’nden Franchise almanın en özet hali:
A-Hizmet sektöründe faaliyet gösterebilecek nitelikteyseniz,
B-80 bin TL ile 120 bin TL civarında öz kaynak finansmanınız var ise,
C-Uygun bir yerde Mantı Keyfi kurup çalıştırarak, ayda en az 8 bin TL ve daha çok kazançla mutlu olabilecekseniz,
D-Sizi Mantı Keyfi ailesinde görmek istiyoruz.

Mantı Keyfi’nin emsal firmalara göre üstün özellikleri ve franchising prensipleri:
“Mantı” ve “Mantı Keyfi” niçin tercih edilmeli?.. Yatırım, Satış, Karlılık Rasyoları
1-“Mantı” Türk ve dünya mutfağının en zor, en bilinen, en sevilen, en sağlıklı ürünüdür.
2-“Mantı Keyfi” bu ürünü geliştirmiş, Türkiye ve Dünyada trend olabilecek; çok farklı lokasyonlarda rekabet edebilecek bir konuma getirmiştir. Mantı Keyfi bu gün (Ağustos 2010) 20 adet franchise şube ile Türkiye ve Dünyanın ilk ve tek zincir mantı cafe&restaurant konseptidir.
3-Mantı Keyfi 8 çeşit Mantı, 4 çeşit Gözleme, Çiğbörek, Zeytinyağlı, Salata, İrmik Helva, Çikolatalı Mantı Hakiki Kemalpaşa, Sıçak ve Soğuk içecekler, Çorba, Güveç ve Etli Yaprak Sarmayı içeren seçilmiş,
sağlıklı ve hızlı bir menüsü vardır.. Menü içeriği, klasik, diyet, diyabetik, vejeteryan, diyet vejeteryandır.
4-Mantı Keyfinin en iddialı olduğu konu ürünün çeşiti ve lezzetidir. Bu konuda en iyi olma ve bunu devam ettirme iddiasındadır..
5-Mantı Keyfi ürünleri emsallerine göre çok daha hızlıdır. Ön pişirme yapılmadan geliştirdiği üretim ve sunum şekliyle 3 fritözle, 5 dakikada 36 porsiyon muhtelif ürünü pişirerek sunabilir.
6-Mantı Keyfi’nin öğünlerde tüketilme esnekliği çok yüksektir. Ürün konsepti 24 saat, her öğün iştahla yenilebilecek niteliktedir. Bu anlamda emsal işletmelere göre daha çok satış yapma imkanı vardır.

8-Mantı Keyfi çok geniş bir müşteri kitlesine hitap etmektedir. Müşteri kitlesinin %80’i hanımlardan oluşmaktadır. Bunun yanında çalışan kesim, çocuklu aile, gurmeler, turistler ve yabancı konuklar, iş adamları, gençler, çocuklar, maaile (bütün aile birlikte) ürünleri tüketmektedir. Müşteri kitlemizin bir diğer profil açıklaması: B, A, A plus’dır..
9-Mantı Keyfi ürünleri normal vasıflı personel tarafından sunulabilir. Personele bağımlılık yoktur (Usta, usta yardımcısına ihtiyaç yoktur.). Normal ücret ödeyerek yönetim ve idari anlamda kontrol ve hakimiyet daha kolaydır.
10-Ürünler de fire toktur. Tüm ürünler -18 derece dondurucu zincir ile Satış noktasına iletilir ve stoklanır. Raf ömrü 6 aydır. Müşteri sipariş verdikten sonra 4 dakikada pişirilir ve 5.dakikada servis edilir.
11-Ürünler A kalite ilk madde ve malzeme kullanılarak hazırlanmıştır. Tamamı Tarım Ve Köy İşleri Bakanlığı izniyle üretilmektedir. Kimyasal katkı maddesi içermez. Midede hazımsızlık yapmaz..Vücutta ağırlık oluşturmaz.
12-Sektördeki diğer marka olan ürün alternatifi olan bir ürün konseptidir. Rakibi yoktur..
13-Mantı Keyfi “Küçük, Elit-Sağlıklı ve Hızlı” bir Cafe-Restaurant konseptidir. 6m2 ile 60 m2’lik alanlarda; paket servis, açık alana (fast food tarzı) tepside servis, masaya servis, elde taşınan yiyecek ve içecek taşıma kabı ile servis (bu kap Mantı Keyfi’nin açık alanlardaki etkinlikleri için ihtiyaç üzerine tasarlanmıştır.) seçenekleri vardır. Fonksiyonel nitelikleri üstündür..

14-Toplam satış hasılatının % 40’ını paket servis oluşturmaktadır. Kutu tasarımı ve sunum şekliyle Mantı’yı paketle bu derece başarılı sunabilen başka bir marka yoktur..
15-Yatırım tutarı, yatırım hızı ve karlılık rasyoları emsal işletmelere göre çok avantajlıdır.
16-Mantı Keyfi Ar-Ge sürecinde oluşturduğu niteliklerle her türlü yöresel ve küresel krizlere karşı dayanaklı ve krizler için alternatiftir. kriz yok Mantı Keyfi var!..
17-Mantı Keyfi %100 bir “sosyal sorumluluk” projesidir. Çalışanlarının % 100’ü ev hanımı olup % 60’ı okur-yazar değildir. En iyi mantıyı anneler yapar, sonra biz!..
18-Mantı Keyfi ürün niteliklerini insan kaynakları ve yönetim prensiplerini kendi toplum kültürü ve değerlerinden alır. Bu değerleri sevgi, sabır ve bilgi ile yoğurarak evrensel bir
Konsept-Ürün haline getirir. Logomuz, ismimiz, ürünlerimiz, sloganlarımız “% 100 BİZ” olup; Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde aynen değiştirilmeden kullanılabilir. Evrensel ve barışçıl bir bakış acımız vardır. Bir olguya karşı olmanın ve onu eleştirmenin en güzel yolu alternatifler üretmektir. Biz bizimle çalışan herkesin çalıştığı bölge, ülke, yörede işini doğru yaparak değer-istihdam üretmesini gerekli ve anlamlı buluyoruz. “Evimi, işimi, ülkemi seviyorum” Sloganlarımız dünyanın her yerinde söylenip uygulanabilir.
19-Mantı Keyfi kurulacak mekanda temiz su, kirli su gideri, baça havalandırma gideri olmalıdır.
20-Mantı Keyfi girişimciden 30 000 TL franchising bedeli alır. Franchising bedeli karşılığında girişimciye tabela kurumsal malzeme ve perakende değerli ürün olmak üzere toplam 23 000 TL franchising desteği verir. Bununla birlikte Mantı Keyfi kurulum ve işletme ile ilgili her türlü mimari, eğitim ve yönetim danışmalık hizmetini verir.

Mantı Keyfi’nde Franchise olma yol haritası:
1-Mantı Keyfi bayisi olmak isteğindeki aday İstanbul merkez ofisde ve yeni kurulacak Mantı Keyfi’ne örnek olacak mekanlarında ağırlanır..
2-Bayiinin önerdiği yer veya Mantı Keyfi’nin önereceği yerin fizibilitesi yapılır.. Eğer bu mekanda iş yapılabilecekse “Proforma Yatırım ve Karlılık Tablosu” çıkarılır..
3-Yatırımcının hizmet sektöründe faaliyet gösterebileceği ve Mantı Keyfi’ni finansal ve nitelik açısından gerçekleştirebileceği değerlendirilir.
4-Yer, yatırımcı, yeterli öz kaynak finansman var ise ve işi yapmak konusunda karşılıklı mutabakat sağlanmış ise “Franchising Sözleşmesi” imzalanır.. Aynı anda franchising bedeli tahsil edilir. Yapı ve Mantı Keyfi franchising destek uygulamaları başlar.
5-Mantı Keyfi Yapı Teknik Ekibi mekan inşasına başlar. Anahtar teslim yapı uygulama işinde Mantı Keyfi yatırım tutarının % 10’u kadar “Mekan Yapı Hizmet Bedeli” alır.
6-Mantı Keyfi Cafe & Restaurant’ları Türkiye genelinde her nerede kurulursa kurulsun eğitim ve uygulama desteği aynı mekanda ve Mantı Keyfi merkez tarafından verilir.

İletişim bilgileri :
Mukadder AKSOY GSM: 0532 447 69 22
Yakup AKSOY GSM: 0532 462 26 59
Tel : 0216 425 51 78
Fax : 0216 425 51 79
http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com
http://www.dailymotion.com/yakupaksoy

23 Temmuz 2010 Cuma

Mantı Keyfi Hazır Giyim Perakende Network (HGPN) İle Perakende Sektörünün Heyecanını Paylaştı..


Facebook sosyal ağı üzerinden 2 bine yakın üyeye sahip olan Hazır Giyim & Perakende Network(HGPN), W Lounge’da özel bir partiye ev sahipliği yaptı. Hazır Giyim Perakende Network (HGPN) oluşumuna destek veren MallArt AVM - Perakende Danışmanlık Genel Müdürü Engin Yıldırım ile PEBEV yetkilileri Funda Bayraktaroğlu ve Fulya B. Öztürk başta olmak üzere perakende sektörünün marka sahipleri, sektör profesyonelleri, sektöre lojistik-partner tarzında hizmet veren kişi ve kurum temsilcileri keyifli bir gece geçirip yeni iş ve arkadaşlıkların başlangıcını yaptılar. Mantı Keyfi kurucu ortakları Yakup & Mukadder Aksoy HGPN partisine katılarak perakende sektörünün genç profesyonellerinin heyecanını paylaşıp birlikte daha başarılı işler üretmek için sohbet ve görüşme yaptılar..

HAZIR GİYİM NETWORK FACEBOOK ÜZERİNDEN ONUR ÖZİSTEK TARAFINDA OLUŞTURULDU.ÜÇÜNCÜSÜ YAPILAN BULUŞMA ÖNCEKİ BULUŞMALARA GÖRE ÜÇ KAT DAHA KALABALIKDI.
Yapılan her yeni toplantıda üye ve katılım sayısı devamlı artan ve sektörde bilgi iletişimi sağlayan oluşumu kuran Onur Özistek "Hazır Giyim & Perakende Network’ü, şu an en popüler ve etkin sosyal medya platformu olan Facebook üzerinde nisan ayında kurdum. Öncelikle gruba sektörde çalışan arkadaşlarımı davet ettim. Sonrasında onlar arkadaşlarını, tanıdıkları davet etmeye başladılar. Bu şekilde grubumuzun bugün 2 bine yakın üyesi var. Business network’lerin gücüne çok inanıyorum. Özellikle hazır giyim ve moda perakendesi sektöründe bu tarz oluşumlar bugüne kadar yoktu. Benzer işleri farklı şirketlerde yapan kişiler kurduğum grup sayesinde bir araya geldiler ve tanıştılar. Bu şekilde kendi network’lerini oluşturdular ve oluşturmaya devam edecekler."diyor..

YAKUP AKSOY "MANTI KEYFİ MARKASINI YARINLARA, YÜZ YILLARA TAŞIYACAK PERAKENDE SEKTÖRÜNÜN PROFESYONELLERİYLE BİR ARADA OLMAK, ONLARI ANLAMAK VE İŞ VE DOSTLUKLARIMIZI PAYLAŞMAK, BÜYÜTMEK ÇOK GEREKLİ VE ANLAMLIYDI." DİYOR.
Profesyonel iş hayatının tamamlayıp emekli olduktan sonra Mantı Keyfi'ni kuran Yakup ve Mukadder Aksoy partiye katılmaktan dolayı hem çok eğlenip hem de sektör profesyonelleriyle bilgi ve duygu alışverişi yapmaktan dolayı çok mutlu olduklarını belirttiler.
Mukadder Aksoy "Mantı Keyfi markamızı tanıtmak ve geliştirmek ve anlatmak adına her türlü sosyal etkinlikte olmayı kural edindik bu ve benzer etkinliklerde kişisel ve Mantı Keyfi sponsorluğu ile bulunmaktan onur duyarız" diyor..

AKARETLER W LOUNGE TERASINDA EDA TAŞPINAR DEFİLESİ, LATİN DANSI, SPONSOR FİRMA SÜRPRİZLERİ VARDI. PERAKENDE SEKTÖRÜNÜN EN İYİLERİ HEM EĞLENDİ HEMDE YARINLARDA DAHA İYİ İŞLER ÜRETMEK İÇİN TANIŞIP KONUŞUP DOSTLUKLARINI BÜYÜTTÜLER.
İş ve eğlence partisi parti programı çerçevesinde İlk gelen 50 kişiye ‘AVM Yönetim Sırları’ kitabını hediye edildi. Sonraki 50 kişiye Cinemarine’den sinema bileti hediye edildi.
Şölen çikolataları gecemizin ürün sponsoru her masada farklı Şölen lezzetleri çikolatalı kurabiye, günlük taze ve lezzetli minik çikolatalar davetliler tarafından beğeniyle tüketildi. Wag the Dog'un katkılarıyla bir Latin dans performansı davetliler tarafından keyifle izlendi..TABUU çekiliş ile iki şanslı bayanı belirleyecek ve baştan aşağı giydirecek çek hediye etti..
Gecenin sürprizi Eda Akpınar’ın tasarımlarından oluşan EAK markasının defilesi oldu.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Karasu Limanı'nda Turizm Patladı(!) İT’ini, AT’ını OT’unu Kamyona Yükleyen Turistler Kumda Güneşlenip Hep Birlikte Denize Giriyor..


Sakarya'nın Karadeniz'e açılan kapısı olan Karasu ilçesinde 1994 yılında balıkçı barınağı olarak başlanıp 2002 yılında ticari gemilerin yanaştığı liman olarak değiştirilen Karasu Limanı; liman olarak değil ama yerli ve yabancı turistlerin denize girdiği bir plaj olarak hizmet veriyor..
2010 yazının en sıcak günlerini yaşandığı temmuz ortalarında trilyonlarca lira harcanarak tamamlanan Karasu Liman Plajı’nda aynı anda yerli turistler ve atı, iti, otuyla limana kamyon dolusu turist gelerek Karasu’ya turizmle ilgili girdi sağlıyorlar..

“Dolaştığımız hiçbir yerde atımızla, otumuzla ve köpeğimizle ve tüm mahalle halkı birlikte denize girebileceğimiz Karasu Liman Plajı’ndan başka hiçbir yer yok..”
Turist Kafilesinin reisi Alican Kalay:”Karasu Liman Plajının eşi emsali yok, bunun için Karasu’yu çok seviyoruz.. Arkadaşlarımıza tavsiye ederek kamyonlar dolusu başka turist kafilelerinin gelmesini sağlayacağız” diyor..
Kafile plaj esnafından satın aldığı karpuz, peynir, zeytin, domates ve ekmek bedellerini nakit ödeyerek esnafa para bıraktı… Ot ve karpuz kabuklarını yiyen ve denizde serinleyen atlarda Karasu Belediyesi’ne bağ ve bahçelerde kullanması için yüksek fosfat içeren gübre bıraktı..

Karasu Limanında patlayan turizmin parça tesirleri plaj boyunca görüldü.. Liman yapımından sonra kaybolan sahilin kırıntıları üzerinden denize giren turistler kayalara tutunarak kıyıya çıkabiliyorlar..
Büyük hayaller ve ümitlerle yapılan liman Karasu’da denize girmeyi imkansız hale getirmekle birlikte Liman olarak da hizmet verememektedir. Karasu limanı hizmet vermese de ne hikmettir bilinmez yanındaki tersane yapmakta olduğu gemiyi tamamlamak üzeredir. Liman asıl hedeflenen amacına uygun olarak mı yapılmış yada Tersanenin çalışabilmesi için devlet eliyle, millet parasıyla altyapı amaçlımı inşa edilmiştir bilinmez..

Karasu halkı Karasu Liman Plajı’nda keyif süren; ot’unu yiyen ve denizde serinleyen atlar, kumda dolaşan itler kamyon gölgesinde ziyafet çeken yerli turistler kadar şanslı değil…
Ama görünen resim çok basit ve anlaşılır haldedir.. Karasu bugüne kadar eğer bir gelişme kaydetmişse yaşayan herkes bilir ki ya FINDIK PARASIYLA, ya hatıralarımızda yaşayan 100 metre eninde 10 km genişliğinde DENİZ ve KUMSALININ TURİZM GELİRİYLE sağlamıştır.. Şimdi fındık para etmiyor, Kumsalı Liman yuttu, bitirdi… Bu tabloyu Karasu halkına yaşatan Politikacı ve İdareciler utanmadan sıkılmadan seçim zamanı oy istiyor alıyor…
Yakup Aksoy 17.07.2010 Cumartesi