24 Ekim 2009 Cumartesi

Mantı Keyfi 2010 ve 2011 YILI BÜYÜME PLAN VE HEDEFLERİNİ KARADENİZ YAYLALARINDA HAZIRLIYOR


......................
Mantı Keyfi’nin kurucu ortaklarından Yakup Aksoy firmanın 2010 ve 2011 yılı büyüme planlarını revize etmek ve yeni aktiviteler hazırlamak için Memleketi Trabzon-Köprübaşı –Güneşli Köyü ve yaylalarında çalışma yapıyor. Yakup Aksoy “Global marka olmak için logal objeleri yaşamak ve faydalanmak gereğini vurgulamak ve uygulamak için Güneşli Köyü’mde, baba ocağımda bir haftalık dinlenme ve çalışma programı hazırladım” diyor.

• EFEKTİF FARKLAR VE SIRADIŞI UYGULAMALAR HEYECAN YARATIR, ÜRETKENLİĞİ TETİKLER
Mantı Keyfi global bir marka olma yolunda ilerleme sırasında renkli ve farklı uygulamalarla da dikkat çekiyor.. Türk mutfağının en çok sevilen ve bilinen ürünü “Mantı”yı “Keyfi” ile birleştiren firma ürün ceşiti, hızı, lezzeti, sunum farklılıkları ile dikkat çekiyor.. Mantı Keyfi marifetiyle artık Hava yolu uçuşlarında, beş yıldızlı otel ve Restaurantlarda, Rock festivallerinde, ev davetlerinde, bayi toplantılarında ve hayal edilecek ve edilemeyecek her alanda aktiviteler yapılıyor. Bu aktiviteleri oluşturulurken firma insan kaynakları ve işletme yönetimi konusunda paralel uygulamaları hayata geçiriyor.
Yakup Aksoy “İlerlemek için kendi kültürümüzden coğrafyamızdan, hava ve suyumuzdan her şeyimizden güç ve ilham almamız lazım. Güç ve kuvvet içimizde, yanımızda, yakınımızdadır. Yaşantımın en güzel ilk dokuz yılını geçirdiğim topraklarım ve baba ocağımdan alacağım manevi güç, çalışma tempomuza ivme kazandıracak. Kendimize, ismimize, dilimize, kültürümüze değer vermezsek; bize kimse değer vermez.. İstersek, inanırsak, çalışırsak başarırız.. Ülkemizde var olan doğal ve insan kaynaklarımızı kendi kültürel değerlerimizle besler sevgi ve bilgiyle işlersek GLOBAL MARKA oluşturmak için başka bir şeye ihtiyacımız olmaz.” Diyor.
• GÜNEŞLİ KÖYÜ VE YAYLALARI KURUMSAL ÇALIŞMA VE PROJE ÜRETMEK İÇİN GENİŞ İMKANLARA SAHİP
Yakup Aksoy “İstanbul’da trafik yoğunluğu, iş hayatının stresli yüksek temposu, rutin ve asosyal ilişkiler bir süre sonra insanın sürmenaj olmasına neden olabiliyor. Kendimizi “sıfırlamak” ve “yeniden kurmak-ilerlemek” için bu ortamdan uzaklaşmak gerekiyor. Bu ortamın en zıt şekli, en iyi yerdir. Dinlenmek ve çalışmak için köyüme yaylalarıma çıkarken yanıma, spor ayakkabıları, bir takım eşofman, laptop, mobil internet erişim modemi alıyorum.. Cam, meşe ormanları, su değirmeni, yayla ve mezire evleri, akan sular dereler, köyümün insanları, çocukluğumun anıları benimle birlikte olacak.. Dinlenmek ve çalışmak için bu kadar geniş alan ve imkan başka nerde olabilir ki?..”diyor.

http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com

Ömür Lokantası’nın anıları Bahçelievler Ömür AVM’de Mantı Keyfi ile yaşayacak.

Yiyecek sektöründe istikrarlı ve hızlı yükselişi devam eden Mantı Keyfi’nin yeni şubesi Bahçelievler Ömür AVM’de açıldı. Türk Mutfağının klasik marka mekanlarından Ömür Lokantası’nın hizmet verdiği alanda Mantı Keyfi hizmet verecek. Sektörde “Farklar ve İlk”leri uygulayan firma Ömür AVM’de Türkiye ve dünyanın EN küçük-elit-sağlıklı-hızlı restaurant uygulamasını yapacak. 36 m2’lik alanda Mantı Keyfi’nin tüm ürünleri sunulabilecek. Mantı Keyfi bu alanda hizmet veren Burger King, Starbucks, CarrefourSa, Hamdi Baklava yanında; masaya garsonla servis, fast food tarzı servis ve paket servis hizmetlerini verebilecek. Mantı Keyfi konsept ürünleri Türk Mutfağı kimliği ile yeni trend konsept-sunumla Türk ve Dünya müşterisi ile buluşacak..

• Anılardaki Ömür Lokantası / Kafeteryası
Ömür'e yoğurt yemeye gidilirdi aynı Kanlıca'ya gidildiği gibi. Ömür Lokantası / Kafeteryası 60-70 li yıllarda eski Türk filmlerinde mekan olarak seçilirdi. Muhtemelen 60'ların ortalarında çekilmiş siyah-beyaz bir filmde Londra Asfaltı olarak anılan şose bomboş... Ortası refüj, yolda 2-3 otomobil ve birkaç kamyon mevcut sadece. Filmin oyuncuları, Ömür'ün asfalta bakan tarafındaki bahçesinde masalara kurulmuş, yolu seyredip gazoz içiyorlar... Restoran; 1956 yılında faaliyete geçiyor.
Bina çokgen formdaydı ve bir kısmı ahşaptı. Dış cephe boyaması kırmızı-beyaz renklerdeydi. Önünde geniş bir bahçesi vardı. Üzeri brandalarla ve şemsiyelerle örtülüydü. Altına da rastgele masalar serpiştirilmişti. Dileyenler arabalarını buraya çekerek bir çay-kahve-sandviç molası verirlerdi ailecek... Geceleri yeşil-mavi-kırmızı rengârenk floresanlarla aydınlatılırdı bu bahçe... İncirli rampasının en tepesinde yer aldığı için, yaz-kış püfür-püfür eserdi... Etrafında, ilâç niyetine bir tek bina veya ev bile yoktu.
30 sene içinde belli aralıklarla ziyaret ettiğimiz Ömür, önündeki İETT otobüs durağına da ismini vermişti. Restoranın bir diğer özelliği de, yıllar içinde artık burada bir merkez adres olma konumuna yükselmiş olmasıydı. Başka yerlere gitmek için burada buluşma yapılırdı.. Yakın yerler “Ömür” yanı, sonu, yakını diye tarif edilirdi..
Ömür Lokantası bu kadar özel kılan sebepler zamanına göre içinde bulundurduğu “ilk ve fark”lardı. Bir sosisli sandviç yer ömür ayran içerdik. Piliç çevirmeleri özellikle çok güzeldi. Ama Amerikan filmlerinde gençleri çocukları izlemişiz bir kere, yemeklerini arabada yiyorlar. Bizim neyimiz eksik. Biz de arabada yiyebilirdik elbet!. İşte buydu oranın özelliği. “Hadi çabuk giyinin, gidiyoruz, giderken Ömür’de duracağız! Hadi!” Eniştemin kaplumbağa voswosu lokantanın önüne çekilir, siparişler verilir, tıklım tıkış arabanın içinde, anlatıldığı zaman kulağa eziyet gibi gelen, bu yemek yeme şekli bize çok keyif verirdi. Arada bir içeriye girilip oturulsa da aynı etkiyi yapmazdı üzerimizde. . Çocukluğumuzun gençliğimizin anılarının olduğu bir yer olduğundan mıdır nedir, uzun yıllar marka olarak Ömür yoğurdu, Ömür ayranı aldık alışveriş yaparken…
• “Ömür AVM’de Mantı Keyfi’ni açmak bize hüzünlü bir mutluluk veriyor..”
Mantı Keyfi’nin Kurucu Ortağı Yakup Aksoy yaptığı açıklamada: “Ömür AVM’de Mantı Keyfi’ni açmak bize hüzünlü bir mutluluk veriyor..Eşim Mukadder Aksoy’la bu mahallede Marmara Üniversitesi-İktisadi İdari Bilimler Fakültesini bitirdik.. 1994-2002 yılları arasında bu mahallede yaşadık.. Ömür Lokantası’ndan beslendik.. Artık bu lokantanın hatırasını Türk Mutfağı sevgisi ve bilgisi ile yaşatmak bizim için görev olacak.. Franchisingle ilerleyen Mantı Keyfi’nin menüsüne bu mekanda “Ömür Lokantası’nın sosisli sandviç ve ayranı”nı ekliyoruz” dedi.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Kütük Ev’de Mantı Keyfi Polenezköy yolunda dört mevsim devam ediyor.

Cam, meşe, kayın ağaçları arasında bulunan, çiçeklerle sarılmış Kütük Ev & Mantı Keyfi müşterilerin artan talepleri sonucu artık sadece yaz ayları değil; dört mevsim hizmet verecek.
2008 Yaz mevsiminde Arzu Tonga yıllardır yaşadığı 3.5 dönüm arazi içindeki Kütük Ev’ini Mantı Keyfi’nin ikinci şubesi olarak hizmete açmıştı. İlk yıl Mantı Keyfi konsept ürünleri yanında Kütük Ev’de köy kahvaltısı, ızgara, zeytinyağlı, kır ve ev yemeklerini başarıyla müşteriyle buluşturan Arzu Tonga 2009 yılında satış ve müşteri memnuniyeti kat kat artırarak başarılı bir sezon geçirdi. Müşterilerden gelen talepleri değerlendiren girişimci sürekli yaşadığı evini müşterileriyle paylaşarak kendi eliyle yaptığı reçeller, köy tereyağı ve ekmeklerle süslediği köy kahvaltısı ile başlayan günü Mantı Keyfi ürünleri ve ızgara çeşitleri ile sürdürüyor..

Yaşadığı evi işyerine dönüştüren Arzu Tonga “iş hayatına Mantı Keyfi ile adım attım ve ilerliyorum. Firma ve ürün konsepti iş yapma konusunda bana cesaret ve özgüven verdi. Gecen süre içinde Mantı Keyfi desteğini Türk Mutfağı zenginliğini ve kişisel becerilerimi kullanarak müşterilerin büyük sevgi ve ilgisi ile karşılaştık. Artan müşteri talepleri bu hizmeti sadece yaz mevsimi değil dört mevsim sunma kararımıza sebep oldu” diyor.

İstanbul’a yarım saat mesafede olan Kütük Ev & Mantı Keyfi kendi çiftlik evinde ağırlanmak ve dinlenmek isteğinde olan müşterilere hizmet verme kalitesini yükselterek ilerliyor.

http://www.mantikeyfi.com
http://www.kutukev.org

11 Ekim 2009 Pazar

b-fit BAYİİ TOPLANTISI FİNALİNDE Mantı Keyfi VARDI

2009 yılı Endaevor Girişimcisi seçilen b-fit bayileriyle 2 gün süren eğitim ve bilgilendirme toplantısı finalinde Mantı Keyfi vardı.

Türkiye genelinde 2.5 yılda 61 şubeye ulaşan b-fit; on binlerce kadın üyeye hizmet vererek ilerliyor. Bedriye Hülya ve beş arkadaşı tarafından kurulan firma İstanbul’daki merkez ofisinde iki gün süren eğitim ve bilgilendirme toplantısı yaptı. Toplantı finalinde son yıllardaki farklı uygulamalarıyla dikkat çeken Mantı Keyfi markasının ziyafeti vardı.

Endeavor Derneği Türkiye Ofisi tarafından, 2009 Kış döneminde; “Yılın Girişimcisi Türkiye Adayı” olarak seçilen b-fit Mayıs'09 da Amerika'daki uluslararası elemelerde de 6 jüriden 6 tam oy alarak başarısını bir kez daha kanıtlamıştı. B-fit yaptığı bu toplantı ile gelecekte daha etkin uygulamaları yapacağının müjdesini bayii ve girişimcilere göstermiş oldu.

2005 yılında kurulan ve sektördeki istikrarlı ve hızlı yükselişini sürdüren Mantı Keyfi b-fit bayii toplantısı finalinde katılımcılara hem mantı ziyafeti hem de franchisingle ilgili sunum yaptı.. Mantı Keyfi ürünleri b-fit bayileri tarafından ilgi ve sevgiyle tüketildi. “Mobil Mantı Keyfi” uygulamalarını daha önce pek çok festival, kültür ve müzik etkinliklerinde uygulayan firma; b-fit bayileriyle yeni bir deneyim ve heyecan yaşadı.

Mantı Keyfi ve b-fit sonraki zamanlarda yapılacak aktivitelerde benzer etkinliğin tekrarlanacağını belirttiler.

http://www.mantikeyfi.com
http://www.b-fit.com.tr

9 Ekim 2009 Cuma

kriz yok Mantı Keyfi var = 11 şube birden açılıyor!..

Küresel krizin başlamasıyla birlikte’’kriz yok mantı keyfi var’’sloganıyla 6. franchising fuarına giren mantı keyfi kriz döneminde 11 şube birden açarak büyüme trendini sürdürüyor.
‘’Kriz yok Mantı Keyfi var’’sloganını uygulayan Mantı Keyfi olumsuz etkileri bertaraf ederek krizden karlı ve büyüyerek çıkmak için farklı ve yeni planlar hazırlayıp uyguladı. Yapılan uygulamalar sonucunda 11 şube birden açarak uygulamaların olumlu sonuçlarını yatırımcılar ve çalışanlarla birlikte yaşamış oldu. Mantı Keyfi 2009 yılı için 25 şube, 2010 yılı için 60 şube açmayı planlıyor. Firma ortakları yaptıkları açıklamada küresel ve muhtelif benzer krizlere rağmen yapılan ve yapılacak yeni çalışmalarla hedefleri gerçekleştirmenin mümkün olabileceğini vurguluyorlar.
Mantı Keyfi’nin küresel krizden büyüyerek çıkmasını sağlayan plan ve uygulamaları:
1-Mantı Keyfi konseptinin her türlü krize dayanıklı olması ve krizlerde alternatif yatırım markası olarak tercih edilmesi krizi büyüyerek geçmekte en önemli faktör oldu. Firma 10 ile 40 m2 alanlarda hizmet veriyor. Aynı mekanda masaya garsonla servis, paket servis, fast food tarzı servis verebiliyor. Ürün konsepti çorba, etli yaprak sarma, 8 çeşit mantı ve benzer ürünler, salata, sıcak-soğuk içeceklerden oluşuyor. Ürün çeşidi sektördeki benzer firmalara göre sunum ve nitelik farklarını içererek her dönemde emsal işletmelere göre en az kira, en az personel, ve faaliyet giderleri ile ilerleyebiliyor.
2-Firma Küresel Kriz’in “Şok etkisi” yarattığı Aralık-2008 ve sonrasında “kriz yok Mantı Keyfi var” sloganıyla olumsuz havayı dağıtıp krizden çıkış için yeni heyecan, proje ve uygulamalar başlattı.
3-Kriz başlangıcıyla birlikte reklam ve fuar harcamalarına hedeflenenden daha fazla bütçe ayırdı. Aralık 2008 ve Nisan 2009 da iki ayrı Franchising fuarına katıldı.. Tanıtım ve benzer uygulamaları daha çok artırdı.
4-Şubelere yönelik olarak “krizden çıkış için gelirleri artırmak giderleri azaltmak eylem ve önlem planı” hazırlandı ve uygulandı. Yeniden Finansal planlama yapıldı; tedarikçilerden sağlanan fiyat ve vade avantajları bayilerle yansıtıldı.
5-“Küresel Krizden Çıkış İçin Yeni ve Farklı “Mantı Keyfi Franchising Paketi” Var” uygulamasıyla yatırımcılara yönelik olarak franchising bedeli %30 indirildi. Bu bedel kadar franchising desteği verildi.
6-Temel ürünlerde kampanya yapılarak müşteri talebi ve satış hasılatı artırıldı. Tüketici talebini artırmak için ürünlerin perakende satış fiyatı % 30-40 oranında indirildi. Kalite lezzet ve hizmet artırıldı.
7-Mantı Keyfi yeni ve farklı ürünlerle Alt ve Üst segment müşteri grubuna seçenekler sundu. Türk mutfağının en çok sevilen ve bilinen ürünü “Erişte”yi çalışan Mantı Keyfi klasik ve kepekli “TAZE ERİŞTE’yi üretti.
8-Lokasyon secimi, yatırımcı profilinin işi yapma konusundaki uygunluğu ve “yatırım bedelinin öz kaynakla karşılanabilir olması” kriterlerine özen göstererek yani bayi yapılanmasına gidildi.

1 Eylül 2009 Salı

İnternette Mantı Keyfi Haber ve Bilgi Linkleri..

Ekşi Sözlük'de Mantı Keyfi

gecen gun onunden gecerken aklim reklam resimlerindeki leziz seylere takilan mantici. en kisa zamanda denemeli, gidip tapinmali, urun resimlerini tiklayip buyuk buyuk bakmali: http://www.mantikeyfi.com/
(vinyl, 14.09.2008 17:50)

5 Haziran 2009 Cuma

PARAN YOKSA SUS, KONUŞMA!.

Parası olan konuşuyor, olmayan ise dinliyor..
“Paran kadar konuş” diye bir söz vardır.Yaşadığımız iletişim çağında Serbest Pazar Ekonomisinin kuralları da çalışınca parası olan konuştukça konuşuyor.. “Para parayı çeker” sözünün gereği de yaşanınca parası olanlar durmadan konuşuyor. Konuştukça para kazanıyor, kazandıkça konuşuyor. Konuşanların “haklı-haksız”, “iyi-kötü”, “güzel-çirkin” kriterlerinden daha çok “para kazanma=konuşma trendi”ni uygulamayı tercih ediyorlar. Çoğu kez parası olmayan “haklılar=suskun”; parası olan “haksızlar=baskın” karakterleri ile günlük yaşantımızın her anında içimizde yanımızda “rahatsız edici boyutta=çoğalıyorlar”.. Mahallemizden başlayarak bu çember ilçemizde, ilimizde, ülkemizin her özel-kamu kademesinde kendini gösteriyor..”Özgürlük ve demokrasi” söylemleri ve bayramları yaşanırken “parası olan=parayla mevki-makam sahibi” olan “zümrenin kutlamaları” ile “bir başka orantısız güç eylemleri” yapılıyor.

Yurdum insanı “parası olan kesim”in daha çok kazanması için “gereksiz gündem”lerle meşgul ediliyor.
TV programlarına baktığımızda bir bakıyorsunuz ki “bin bir çeşit popstar” yarışmaları görüyoruz. “Popstar” yarışmaları bitiyor arkasından “yemekteyiz”ler başlıyor. “televole”nin her çeşidi her “ekonomik-sosyal kesim” için hazırlanıyor.. Yurdumun gündemini yıllarca “başörtü-türban” işgal ediyor.. Cumhurbaşkanlığı seçimi için yıllar harcanıyor.. Demirden dağları delip geçtiğimiz “Ergenekon” bu amaca hizmet eden “bir kelime” oluyor bir anda. Politika ve her türlü medyada işlenilen konular “parası olan bir zümre”nin isteği ile o zümre ve çevresine fayda sağlıyor.. Gazete okuyan, TV seyreden “parası olmayan büyük bir kesim” günlük yaşantısı esnasında farkında olmadan bu amaca hizmet etmek zorunda kalıyor. “Parası olmayan kesim” zamanını ve parasını, “parası olan kesim”in daha çok “kazanması=konuşması” için tüketiyor..

Girişimci-Özel sektör kendi işiyle meşgul olurken direkt ve dolaylı yollarla parası olanları daha çok zengin ediyor
Bütün bu olumsuzluklara rağmen “nasıl oluyor da oluyor” ki kaynaklarımız tükenmiyor, isyanlar, sosyal afetler facialar oluşmuyor?. Kaynaklarımız son zerresine kadar tüketilirken bir taraftan da “ bilgi, sevgi, sabır dolu yürekler” çalışıyor, üretiyor, vergi veriyor. İdarenin, ekonominin, pazar şartlarının bütün zorluklarına rağmen “üretim=değer yaratma” tüm hızıyla devam ediyor. Bir taraftan iş veriliyor diğer taraftan aş veriliyor. Bu faaliyeti yapan girişimci-özel sektör vergi, ssk, elektrik ve benzer “vergi üreten” temel harcamaları tüketiyor. İcralarla, ihtarlarla, kriz ve iflaslarla boğuşarak çalışıyor; parası olanlara daha çok kaynak yaratıyor. Esas üretken kesim işini=sorumluluklarını bir tarafa bırakıp “politika=yönetim” konusunda etkin olma zamanını ve lüksünü kendisine sunamıyor.

Halka hizmet amaçlı olan “politik makamlar” birde bakıyorsunuz ki ülkeye, partiye değil kişi ve gruplara hizmet eden “dükkan” gibi çalıştırılıyor.
Haklı ve doğru sözü olanlar iktidar olmadıkça bu film hep tekrarlanacak gibi görünüyor.. Milletvekili, belediye başkanı ve hatta muhtar olmak için bu “işi kurmak için gerekli finansal yapıya sahip olmak” ve kaybetmeyi de göze alarak “para harcamak” lazım.. Eğer bu para “memleket sevdası” için harcanmamış ise harcanan bu meblağı tekrar yerine koymak için “maaş geliri” yeterli olmayacaktır. Halka hizmet amaçlı olan “politik makamlar” birde bakıyorsunuz ki ülkeye, partiye değil kişi ve gruplara hizmet eden “dükkan” gibi çalıştırılıyor. Herkes olup-biten her şeyin farkında aslında.. Kahvede, berberde, sokakta, her yerde bu konular anlatılıyor ve normal karşılanır hale geliyor. Adeta “çok çalışıyor=çok yiyor” durumu legal bir faaliyet gibi algılanıyor.

“Bilgi, sevgi, sabır” dolu yürekler “para kazanmalı” ki memleket kalkınsın..
Ülkeyi yönetmek ve söz sahibi olmak için para kazanmak gerekiyor. “Paran kadar konuş” diye bir gerçek var ise yurdumun “Bilgi, sevgi, sabır” dolu yürekleri “para kazanmalı” ki memleket kalkınsın..Legal bir şekilde para kazanıp “para parayı çeker” sözünün gereği ile sermayemizi artırmalıyız. Siyasal gruplaşma ve çatışmaları bir yana bırakıp aynı duygu ve düşünceleri hisseden insan ve gruplar kendi kulvarlarında bu amaca hizmet etmelidir. Yürüyüş yaparak, imza toplayarak, e-mail göndererek “parası olan=iktidar olan=çok konuşan” bu kesimden bir “hak ve imtiyaz” alamayacağımızı bilmeliyiz. Oyunu kuralına göre oynamak lazım.. İş ve aş bekleyen yurdum insanına çare olmak için daha çok çalışmalı daha çok para kazanmalıyız. Kazandığımız parayı iktidar olmak; “evimi, işimi, ülkemi seviyorum” fikriyle çalışmak için kullanmalıyız..
“Paran yoksa sus, konuşma!.” diyenlere inat; çok çalışmalıyız, çok para kazanmalı, paramız kadar çok konuşmalıyız..

Yakup Aksoy
Mantı Keyfi
Kurucu Ortak

http://www.mantikeyfi.com
http://www.yakupaksoy.blogspot.com